Birinci Söz'de geçen, “kâinatın dilenciliği” ifadesi ile “Hakim-i Ezeli” ve “Malik-i Ebedi”, ifadelerini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın sayısız ihtiyaçları ve hudutsuz arzuları olup, her şeye muhtaç bir şekilde yaratılmıştır. Bu yüzden insan, ya aklını ve kalbini muhtaç olduğu şeylere bağlayıp, manen onlara dilenci olacak ve her şey karşısında zillete düşecek ya da her şeyin sahibi ve mutasarrıfı olan Allah’a teslim olup, kâinata dilenci olmak vaziyetinden kurtulacaktır.

Mesela insan, güneşe muhtaç olarak yaratılmıştır. Şayet insan, güneşin Allah’ın bir askeri ve memuru olduğunu kabul etmez ise, güneşin zatına perestiş edip, ona dilencilik edecektir. Hâlbuki vazifeliye değil, vazifeyi verene ram olmak, ona perestiş etmek gerekir. Güneş kendi başına değil, Allah namına bize hizmet etmektedir.

"Allah, bu dünyanın maliki, sahibi olduğu gibi, ahiretin de sahibidir." Yani kabirde, mahşerde seni yalnız bırakmayacak ve burada olduğu gibi malikiyeti devam edecektir. Bu mana Fatiha Suresi'nde, "maliki yevmüddin"(din gününün sahibi) şeklinde ifade edilmiştir.

Hâkimiyetteki ezeliyet ise, Allah bu âlemi ezelden beri O yarattı ve O devam ettiriyor demektir. Öyle ise sadece ve sadece O’na iman ve itimad edilmelidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...