"Bizim gibi hakikat ve âhiret kardeşlerin, ihtilâf-ı zaman ve mekân, sohbetlerine ve ünsiyetlerine bir mâni teşkil etmez. Biri şarkta, biri garpta, biri mazide, biri müstakbelde, biri dünyada, biri âhirette olsa da, beraber..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Mesela, İmam-ı Ali (ra) beden noktasından mazide kaldı, ama mübarek ruhu bâkî olduğu için zamanın kesif kayıtlarından azadedir. Nuraniyet kazanmış ruhu ile müstakbele gelerek, talebelerine manevî âlemde ders verebilir. Birçok evliyanın “manevî âlemde İmam-ı Ali ’den (ra) ders aldım” demesi manevî tevatür derecesine gelmiştir.

Kalbin ve ruhun hayat dereceleri maddî hayatın kayıtlardan azade olduğu için, zaman ve mekân mefhumuna ait kesif kaideler burada her zaman geçerli olamaz. Bu yüzden Allah dostları için geçmiş, gelecek, dünya, ukba, uzak yakın gibi kayıtlar işlemez. Onlar bu kayıtlardan azade olarak bir zaman bir mekânda gibi sohbet edip hasbihal edebilirler.

Bir veli istikbaldeki şakirdi ile manevî âlemde sohbet edebilir. Zira ortada beden olmasa bile insanı insan yapan ruh vardır ve daimîdir. Hatta avam insanlar bile rüya vasıtası ile geçmiş ve geleceğe gidip sohbet edebiliyorlar. Çok insanlar istikbali, rüya vasıtası ile görüyorlar. Demek istikbal cansız değil, hay ve diridir.

Aynı şekilde Risale-i Nur mesleğine sadakat ve sebat ile dâhil olmuş Nur talebelerinin farklı mekânlarda ve farklı zaman dilimlerinde olması onların kardeşliğine ve manevî münasebetine mâni’ değildir. Birisi batıda, birisi doğuda, birisi dünyada, birisi de ahirette olsa, aralarındaki manevî irtibat asla kopmaz ve bozulmaz. Samimi ihlas ve kardeşlik hissi Nur talebelerinin önündeki bu mânileri yerle bir edip, adeta bir mekânda ve aynı zaman diliminde gibi yapıyor.

Diğer bir mâna olarak Risale-i Nurları okuyan birisi aynı marifet suyu içip, aynı şevki ve aynı fikri yaşadığı için, diğer kardeşinin nasıl bir ruh halinde olduğunu iyi anlar ve onunla kuvvetli bir münasebet kurar. Bir cihetle, iki beden tek ruh gibi oluyorlar. Zaten bir maksad için hareket edenler birbirinin aynı hükmündedirler, mülahazasınca, bütün Nur talebelerinin hissiyat ve ruhiyatı aynı minval üzeredir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...