"Bu vatan, bu millet ve bu vatandaki ehl-i hükumet, ne şekilde olursa olsun, Risale-i Nur’a eşedd-i ihtiyaçla muhtaçtırlar." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Bu vatan, bu millet ve bu vatandaki ehl-i hükûmet, ne şekilde olursa olsun, Risale-i Nur’a eşedd-i ihtiyaçla muhtaçtırlar. Değil korkmak veyahut adâvet etmek, en dinsizleri de onun dindârâne, hakperestâne düsturlarına taraftar olmak gerektir. Meğer ki, bütün bütün millete, vatana, hâkimiyet-i İslâmiyeye hıyanet ola." (Kastamonu Lahikası, 155. Mektup)
Kastamonu Lâhikası’nda geçen bu vecize, Risale-i Nur’un sadece bireysel bir iman kurtarma hareketi olmadığını; aynı zamanda devletin bekası, milletin huzuru ve vatanın bütünlüğü için ne kadar hayati bir toplumsal çimento ve emniyet subabı olduğunu ilan eder.
Bedîüzzaman Hazretleri bu cümlede üç temel muhatap sayarak (vatan, millet ve ehl-i hükûmet) hiçbirinin bu eserlerden bağımsız düşünülemeyeceğini eşedd-i ihtiyaçla (en şiddetli, en ileri derecede ihtiyaçla) vurgulamaktadır. Metnin işaret ettiği toplumsal ve idari hakikatleri şu başlıklarla analiz edebiliriz:
1. Vatan İçin Neden Hayati?
Bir vatanın sadece coğrafi sınırlarını korumak, o vatanı ayakta tutmaya yetmez. Vatanı asıl koruyan, üzerinde yaşayan insanların ortak manevi değerleri, birbirine olan bağlılığı ve mukaddesat duygusudur.
Risale-i Nur, vatan sevgisini ve imandan gelen fedakârlık duygusunu pekiştirir.
Gençliği ve toplumu anarşilikten, serserilikten ve vatanı içeriden çökertecek manevi ahlaksızlıklardan muhafaza ederek vatanın görünmez manevi kalelerini inşa eder.
2. Millet İçin Neden Hayati?
Bir milleti bir arada tutan en güçlü bağ inanç birliğidir.
Bu asırda ırkçılık, menfaatçilik ve fikri ayrılıklar milleti paramparça etme riski taşırken; Risale-i Nur, kardeşlik ve uhuvvet hakikatlerini ders vererek toplumsal dayanışmayı sağlar.
Milletin her tabakasına -hastalara, ihtiyarlara, gençlere, musibetzedelere- tam bir teselli ve ümit kaynağı sunarak moral değerlerini en üst seviyede tutar. İnsanları yıkıcı değil, yapıcı ve tamir edici olmaya yönlendirir.
3. Ehl-i Hükûmet (Devleti Yönetenler) İçin Neden Hayati?
Bedîüzzaman Hazretleri, devlet yöneticilerinin siyasi fikri veya idare şekli ne şekilde olursa olsun bu ihtiyacın baki kaldığını söyler. Çünkü bir hükümetin en büyük iki hedefi: asayişi (huzur ve güvenliği) sağlamak ve adaleti tesis etmektir.
Hakiki Asayiş: Sadece polis, asker veya adliye gücüyle, yani dışarıdan korkutarak tam anlamıyla sağlanamaz. İnsanın kalbine manevi bir yasakçı yerleştirmek gerekir. Risale-i Nur, bireylere ahiret inancını ve her an İlahi bir gözetim altında olduklarını aşılar. Bu inanca sahip bir insan, kimsenin görmediği yerde bile kimseye zarar veremez. Dolayısıyla Risale-i Nur, hükümetlerin en çok zorlandığı asayiş ve emniyet işinde en büyük manevi yardımcıdır.
Kanun ve İtaat: Devlete ve kanunlara hür bir iradeyle, isyan etmeden itaat etme kültürünü yayarak anarşizmin (her türlü kuralı ve otoriteyi reddetme hastalığının) önünü keser.
Özetle bu ifadeler; devletin, milletin ve vatanın maddeten yükselmesi ve manen huzur bulması için binalar, yollar veya köprüler kadar, toplumun ruhunu ayakta tutacak Kur'ânî bir ahlaka ve sarsılmaz bir imana ihtiyacı olduğunu belirtmektedir. Risale-i Nur, bu toprakların en köklü emniyet ve huzur sigortasıdır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü