"Bütün mevcudatın hakaiki, bütün kâinatın hakikati, esmâ-i İlâhiyeye istinad eder. Herbir şeyin hakikati, bir isme veyahut çok esmâya istinad eder..." devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Eşyanın ilmî vücutlarına mahiyet deniliyor. Bunlar yaratıldıklarında hakikat oluyorlar.

Bu konuda rızıklar ve Rezzâk ismi üzerinden yaptığımız açıklamaları tekrar etmekte fayda görüyoruz.

Bir meyveyi, mesela bir üzümü göstererek; “Bu nedir?” diye sorsak alacağımız cevap “üzüm” olacaktır ve bu kelime onun mahiyetini gösterir. O üzüm yaratılmadan da Allah’ın ilminde mevcut idi. Yani ilim dairesinde olup henüz kudret dairesine geçmemiş idi. İşte ilim dairesindeki o mahiyet Rezzâk isminin gölgesidir, yani o isimden haber verir.

Yediğimiz üzüm ilim dairesindeki mahiyetin gölgesi, o mahiyet de Rezzak isminin gölgesidir. Böylece o üzüm “gölgenin gölgesi olmuş” oluyor.

“Hakiki hakaik-i eşya” terkibindeki “hakikî” kelimesi “mutlak mânâda ve kemaliyle ‘hakikat’ denilince o şeyin istinad ettiği isim veya isimler anlaşılır” mânasını ifade eder. Yediğimiz üzümün de, ilim dairesindeki üzümün de bir hakikati vardır. Bunlar hayalî ve vehmî şeyler değillerdir, ancak her ikisinin de hakikati esmâ-i İlâhiyeye dayandığı için hakikî kelimesi kullanılmıştır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...