"Bütün nimet hazinelerini açmak salahiyetinde olan, nimet-i imana vesile olan Hazret-i Muhammed Aleyhissalatü Vesselam dahi öyle bir nimettir ki, ..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Kâinat, içinde sayısız nimetleri ihtiva eden bir hazinedir. İman da bu hazineyi açan bir anahtar. O anahtar ise, bütün âlemlerin yaratılış sebebi olan Hz. Muhammed (asm)’ın elindedir. Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) kâinat sandığında saklı olan hazinelerinden nasıl istifade edeceğimizi anlatan ve öğreten yegâne rehber ve eşsiz kılavuzdur. O olmasaydı âlemler olmazdı, kâinatın hazineleri açılmazdı.
"Üstad-ı mutlak, Muktedâyı Küll, Rehberi Ekmel olan" Resul-i Ekrem Efendimiz (asm.) son resul olarak âlemlere rahmet olarak gönderilince bütün âlem nurlandı, kış bahara döndü. Cenab-ı Hakk’ın varlığına ve birliğine delil olan bütün enfusi ve afakî deliller, o büyük rehberin ve o en büyük mürşidin sayesinde okundu ve anlaşıldı.
Bütün âlemleri en mükemmel bir şekilde okuyan Habib-i Kibriya Efendimiz (asm.) insanlara Ezel ve Ebed Sultanı olan Allah’ı anlattı, ona iman etmeye ve yalnız ona kul olmaya davet etti. Vahid ve Ehad olan Allah’ın emir ve yasaklarını tebliğ etti. İmanın esaslarını, ubudiyetin esrarını, yaratılışın sırrını ve hikmetin inceliklerini harika bir şekilde ders verdi.
İnsanlar ölümün hakikatini, ölümden sonra insanlığın başına nelerin geleceğini teferruatı ile Hz. Muhammed (asm)'den öğrendi. Ölümün bir yokluk ve hiçlik olmadığını, aksine sonsuzluğa açılan bir kapı olduğunu, ancak onun getirmiş olduğu iman nuru ile anladı. İnsanlık için altın değerinde olan bu haber bile, ona olan şükranımızın ne kadar büyük olduğunu göstermeye yeterlidir. Daha bunun gibi sayısız nimetlerin anlaşılmasında ve istifade edilmesinde Hz. Muhammed Efendimiz (asm) manevi bir güneş olarak yol gösterici olmuştur.
Bu bakımdan, bütün insanlık Hz. Muhammed Efendimize (asm) çok şey borçludur ve onu sevmek ve ona hürmet edip teşekkür etmekle vazifelidir.
Bu açıdan bakıldığında Hz. Muhammed Efendimiz (asm) sadece nimete vesile olan bir anahtar değil, kendinin de başlı başına bir nimet olduğu anlaşılıyor. İnsanlık iki cihetle ona şükran içinde olmak zorunda; birisi nimetlere ulaşmada vesile olması ciheti, diğeri ise bizzat kendisinin bir nimet olması cihetidir...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü