"Bütün nimet hazinelerini açmak salâhiyetinde olan, nimet-i imana vesile olan Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm dahi öyle bir nimettir ki, nev-i beşer ilelebed o zâtı (a.s.m.) medh ü senâ etmeye borçludur." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kainat, içinde sayısız nimetleri barındıran bir hazinedir. İman da bu hazineyi açan bir anahtar, Hazreti Muhammed Efendimiz (asm) bu anahtarı elinde tutan insandır. Yani Hazreti Muhammed Efendimiz (asm) kainat sandığında saklı olan hazinelerinden istifade etmemizi sağlayacak yegane rehber yegane kılavuzdur. O olmadan iman olmaz iman olmadan da kainat hazineleri açılmaz.

İnsanlık Hazreti Muhammed Efendimize (asm) çok şey borçludur ve onu sevmek ve ona hürmet edip teşekkür etmekle vazifelidir. Mesela, ölümün iç yüzünü, yani ölümden sonra insanlığın başına nelerin geleceğini teferruatı ile biz Hazreti Muhammed Efendimiz (asm)'den öğreniyoruz. Ölümün bir yokluk bir hiçlik olmadığını, aksine sonsuzluğa açılan bir kapı olduğunu, ancak onun getirmiş olduğu iman nuru ile idrak edebiliyoruz. İnsanlık için altın değerinde olan bu haber bile, ona olan şükranımızın ne kadar ağır olduğunu göstermeye yeterlidir. Daha bunun gibi sayısız nimetlerin anlaşılmasında, hatta istifade edilmesinde Hazreti Muhammed Efendimiz (asm) kilit bir rol üstleniyor.

Bu açıdan bakıldığında Hazreti Muhammed Efendimiz (asm) sadece nimete vesile olan bir anahtar değil, kendinin de başlı başına bir nimet olduğu anlaşılıyor. İnsanlık iki cihetle ona şükran içinde olmak zorunda; birisi nimetlere ulaşmada vesile olması ciheti, diğeri ise bizzat kendisinin bir nimet olması cihetidir...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...