"Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Hâtemü’l-Enbiyadır ve umum nev-i beşer namına muhatab-ı İlâhîdir. Elbette, nev-i beşer onun caddesi haricinde gidemez; ve bayrağı altında bulunmak zarurîdir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Umum ehl-i marifetin ve tahkikin imamları, Sadi-i Şirazî gibi derler: كُلُّ الطُّرُقِ مَسْدُودٌ اِلاَّ الْمِنْهَاجَ الْمُحَمَّدِىَّ Yani: Hz. Muhammed’in (a.s.m.) yolundan başka bütün yollar kapalıdır." (1)

"Muhakkıkîn-i evliya, Sâdi-i Şirazî’nin bu düsturunda ittifak etmişler: مَحَالَسْتِ سَعْدِى بَرَاهِ صَفَا- ظَفَرْ بُرْدَنْ چُزْ دَرْ پَى مُصْطَفٰى Yani: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın caddesinden hariç ve onun arkasından gitmeyen, muhaldir ki, hakikî envâr-ı hakikate vasıl olabilsin." (2)

Hazret-i Muhammed (asm) peygamberlik zincirinin en son ve en büyük halkasıdır. Ve insanlığı temsil etme noktasında Allah’ın en büyük muhatabıdır. Cenab-ı Hak, “Üstad-ı Mutlak, Muktedâ-yı Küll, Rehber-i Ekmel, Şems-i Hidayet” olan Resul-i Ekrem Efendimizi (sav.), her hususta bütün insanlık için en güzel bir model, eşsiz bir rehber, en mükemmel bir mürşid ve numune-i imtisal olarak göndermiştir. Bir mü’min her halinde, her sözünde ve her işinde O’nun sünnet-i seniyyesine ittiba ettiği nisbette kıymet kazanır, istikamet çizgisinde yürür.

Bir insan Allah’ın rızasını kazanmak ve O’na kurbiyet kesbedip muhatap olmak istiyor ise, O’nun temsil ettiği daire içine girmek mecburiyetindedir. Allah, Resul-i Ekrem Efendimizi (asm) inkâr eden birisini kendine muhatab almaz ve yüzüne bakmaz. Demek Allah’a yaklaşmanın ve O’na muhatab olabilmenin yegâne yolu, Habib-i Kibriya Efendimize ümmet olmak ve onun sünnetine uymaktır. İnsanlık, Hazret-i Muhammed Efendimiz (asm) caddesi haricinde gidemez ve onun bayrağı altında bulunmadan Allah ile muhatab olamaz.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Altıncı Mektup, Dördüncü Mebhas.
(2) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Dokuzuncu Kısım.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...