Çabuk sinirlenen bir yapıya sahibim. En ufak bir arızada, kendimi tartışma içerisinde buluyorum. Sükût etsem problem çıkmayacak ama susamıyorum; ne tavsiye edersiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir hâdiseye karşı sinirlenmemizin temeline indiğimizde; ekseriyetle o hâdise, ya istediğimiz ve menfaatimize olan bir şeyi engelliyordur veya istemediğimiz bir şeyin gerçekleşmesine sebep oluyordur. İnsan ekseriyetle bu iki şey için sinirlenir.

Şahs-ı manevide bulunan bir insan, kendi istediklerini ve istemediklerini bir kenara bırakıp umumun selametini ve saadetini düşünmek mecburiyetindedir. Evde anne-baba, okulda öğretmen, ülkede yönetici kendi menfaat ve duygularını bir kenara bırakarak mesul olduğu topluluğun isteklerini ön plana almak mecburiyetindedir. Bu hizmet-i imaniyede de böyledir.

Bazen dava arkadaşlarımızdan, beraber aynı ortamı paylaştığımız arkadaşlarımızdan; bazen aile fertlerinden, sevdiklerimizden hoşumuza gitmeyen sözler ve filler meydana gelebilir veya istediğimiz bir şeyi yapmayabilirler. Bu noktada aklıselim sahibi birinin yapması gereken bardağın boş tarafına değil, dolu tarafına bakmaktır. Uhuvvet Risalesi'nde Üstad'ın beyan ettiği; "Hâlık’ınız bir, Peygamberiniz bir, kıbleniz bir..." gibi birlik münasebetlerini hatıra getirip ortak noktalarda buluşmaktır. Bir hanede dokuz cani bir masum olsa, o evin yakılmayacağı veya geminin batırılmayacağı misalini düşünüp, bir insanı toptan terk etmek, alakayı kesmek gibi davranışlarda bulunmamaktır; tahakkümle değil, lütufla ıslahına çalışmaktır.

Tartışma usulünde de Müslüman ehl-i dünyaya örnek olmalı. Zorba ifadelerle kendi fikrine davet etmemeli. Kur'anî üslup olan kavl-i leyyin ile yani yumuşak ve incitmeyen tabirlerle mukabele etmeli.

Hoşumuza gitmeyen haller bir arkadaşımızdan sudur ettiği vakit de Üstadımızın şu tavsiyesi hayatımıza yön vermeli, yanlış adım atmaktan bizleri alıkoymalıdır:

"Kardeşlerimden ricâ ederim ki:

"Sıkıntı veya ruh darlığından veya titizlikten veya nefis ve şeytanın desiselerine kapılmaktan veya şuursuzluktan arkadaşlardan sudur eden fena ve çirkin sözleriyle birbirine küsmesinler ve 'Haysiyetime dokundu.' demesinler. Ben o fena sözleri kendime alıyorum. Damarınıza dokunmasın, bin haysiyetim olsa kardeşlerimin mabeynindeki muhabbete ve samimiyete fedâ ederim." (Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a, On Altıncı Nükte)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 2.720
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

k.toprak
Soruda cevapta güzel olmuş.kötülüğe karşı iyilik yapmak bu meselede güzel ilaç olabilir.insanların bize nasıl davranması gerektigini genellikle biz belirleriz.bizi üzen tavırlarda bulunuyorlarsa makul bir şekilde böyle davranışların sizi kırdıgını onlara söyleyebilirsiniz.ama hel halukarda gerek sözlerle gerek tavırlarla insanlarla iyi geçinmek lazım.bazı insanlarlada araya mesafe koymayı becerebilmeli diye düşünüyorum acizane.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...