Kur’an’ın, rububiyet-i mutlaka cihetinden bir mükâleme olması ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Rububiyet; terbiye edici olma demektir. Terbiyeyi, bir şeyin tedricen kemale ermesi şeklinde tarif ederler. Bütün âlemleri Allah terbiye etmiştir. O’ndan başka Rab yoktur, mutlak rububiyet O’na mahsustur. Fatiha Sûresinde bütün hamdlerin, bütün medih ve senaların ancak Allah için olduğu beyan edildikten sonra, Allah’ın Rabbü’l-âlemîn olduğu ifade edilir. Yani, bütün âlemleri kim terbiye etmişse hamd de O’na mahsustur.

Gözü görecek şekilde terbiye eden Allah’tır. Ruha görme sıfatını veren yine Allah’tır. Ruhla göz arasındaki akıl almaz münasebeti kuran da O’dur. Göz misalini, bütün duyu organlarımıza, hatta ruhumuza takılı bütün his dünyamıza tatbik edebiliriz.

Kâinat fabrikasından rızıkları süzüp terbiye eden O olduğu gibi, o nimetleri bedenlerde ayrı bir terbiyeden geçirerek et ve kemik, kan ve ilik haine getiren de yine O’dur. Sofrayı da misafirleri de O terbiye etmiştir.

Rububiyet-i mutlaka: “Mutlak”, kayıt altına alınmayan, sınırsız olan demektir zıddı “mukayyed”dir.

Cenab-ı Hakk'ın rububiyeti mutlaktır; Yani, Allah bir şeyi terbiye ederken hiçbir kayıt bu terbiyeyi sınırlandıramaz, engelleyemez, yahut o terbiyenin yönünü değiştiremez. Her şeyi mutlak iradesi ve sonsuz kudretiyle O terbiye etmiştir. Hiçbir varlığın unutulmaması, birbiriyle karıştırılmaması, rızıklarının mükemmel olarak verilmesi, hiçbir kusurun görünmemesi O’nun kemal-i rububiyetini gösterir.

Her şeydeki bu mükemmel terbiye fiilleri insanı hayrete götürür ve lisanına, “Sûbhanallah” dedirtir.

“Kur’ân’ın rububiyet-i mutlaka cihetinden bir mükâleme olması”:

Kur’an bir insanın hem kalbini, hem aklını, hem bütün his dünyasını terbiye ederek kemale erdirir. Onun ruh dünyasının tamamını nurlandırır, bu ise mutlak bir rububiyetle tahakkuk eder.

İnsanları manen terbiye etmek için 124 bin peygamber, dört büyük kitap ve suhuflar gönderilmiştir.

En büyük mürebbi Kur’ân ve O’nun birinci mübelliği olan Resul-i Kibriya Efendimizdir (asm). Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyanla insanları terbiye etmiş, kendisini tanıtmış, emir ve yasaklarını bildirmiştir.

Yüz yirmi dört bin sahabeyi, sayısız mürşid ve müçtehidleri, evliyayı, asfiyayı ve nihâyet bütün mü’minleri terbiye eden Kur’ân-ı Mu’cizü’l-beyandır.

Bütün bitkiler aynı güneşe yüzlerini dönerler, ondan istifade eder ve feyiz alırlar. Bütün kalbler de Kur’ân güneşiyle nurlanır ve teali ederler.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...