"O Saniin hem rububiyet-i amme derecesinde hakimiyeti ve amiriyeti, hem ceberutiyet-i mutlaka derecesinde kibriyası ve azameti..." ifadelerini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Rububiyet-i âmme”; bütün kâinatı ve içindeki her varlığı Allah’ın tedbir ve terbiye etmesidir. Çiçek ve böceklerden tut ta yıldız ve galaksilere kadar, her şey onun tedbir ve terbiyesindedir; rububiyeti her şeyi kuşatmıştır.

“Rububiyet-i amme” ifadesi, Rabbü’l-âlemîn ismine bakıyor. Her şey ilahi ve umumi bir terbiyeden geçmiş; onun dışında kalan bir varlık yok. Böyle umumi bir terbiye ise ancak Rabbü’l-âlemîn’e mahsustur.

Güneş’i de Allah terbiye etmiştir, Dünya’yı da. Denizleri de o terbiye etmiştir karaları da. Bülbülleri de terbiye eden odur, gülleri de. Cennetler de onun terbiyesinden geçmiştir, Kevser de. Yumurtaları terbiye ederek uçuran o olduğu gibi, nutfeleri terbiye edip konuşturan da odur.

İşte Rabbü’l-âlemin isminde özetle ders verilen böyle birbirinden farklı ve mükemmel terbiye fiillerinin kemali Allah Resulü’nün (asm) terbiyesinde kendini gösterir.

Hâkimiyeti, âmiriyeti ve ceberutiyeti mutlaktır, ifadesi ise her şeyin istisnasız Cenab-ı Hakk’ın emri ve iradesi altında olduğunu izah ediyor. Mutlak, kayıt altına alınamayan demektir. Şerik olsa, ilahi saltanat kayıt altına alınmış olacaktır. Bütün sıfatları sonsuz ve mutlak olan Allah’ın şerikten münezzeh olduğu en açık bir hakikattir.

Hiçbir şey onun emrine ve iradesine başkaldıramaz, onun cebri karşısında bir şey yapmaya mecal bulamaz. Ne Güneş büyüklüğüne güvenip onun emrine karşı gelebilir ne de bir mikrop küçüklüğü ile onun hâkimiyet ve amiriyetinden gizlenebilir. Her şey mutlak manada Allah’ın hâkimiyeti ve amiriyeti karşısında teslimiyet içindedir. Her şey mahkûm, mutlak hâkim ise Allah’tır.

Allah’ın hâkimiyet, âmiriyeti ve ceberutiyeti rububiyete dayanır, yani emrettiği varlıkları o yaratmış ve terbiye etmiştir. Yine o memurlar heykeller gibi cansız ve sabit varlıklar değillerdir, her an bütün hücrelerinde değişim olmakta, her şeyleri tedricen değişmektedir. Yani rububiyet o varlığın hayatının devamında da daima hükmünü icra etmektedir. Böyle bir varlığa Allah’ın emretmesi ve hükmünü icra etmesi son derece kolaydır. O halde saltanatını ve âmiriyetini devam ettirmek için şeriklere hiçbir cihetle ihtiyacı yoktur.

Her mahluk, Cenab-ı Hakk’ın azamet ve kibriyası karşısında küçük kalır. Hiçbir şey onun büyüklüğü karşısında büyüklük dava edemez. Bütün kâinat içindekileri ile beraber onun azamet ve kibriyası karşısında bir toz zerresi bile değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 5.674
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...