Cümle açıklamaları gibi izahları okumak "Günlük Risale-i Nur Okuması" yerine geçer mi?
- Günlük olarak takip ettiğimiz kitap dışında, ihtiyacımıza, yada kafamıza takılan günlük bir konunun risaleler üzerindeki bağı üzerinden ona dair yerleri mütalaa etmek, sayfanızdaki açıklamaları okumak ve faydalanmak, günlük okuma yerine geçer mi?
- Zira o gün okuduğumuz o kitapta sayfaca bir ilerleme göstermiyoruz ama şu var, aslında aklımızın ve merak üzere olduğumuz bir duyguyu, konuyu araştırmış oluyoruz. Bana göre esas okuma budur ama bu her zaman mümkün olmayabilir.
Değerli Kardeşimiz;
Bahsettiğiniz bu okuma ve araştırma tarzı, günlük okuma yerine geçebilir. Bu durumun neden esas okuma olarak sayılabileceğini ve her iki yöntemin (sırasıyla gitmek ile konuya göre okumak) birbirini nasıl tamamladığını şu gerekçelerle açıklayabiliriz:
1. Merak ve İhtiyaç İlmi Kalıcı Kılar
İnsanın zihnini meşgul eden, aklına veya kalbine takılan, günlük hayatta karşılaştığı bir problem veya ihtiyaç üzerine yaptığı okumalar, ilmelyakin derecesinde bir arayışın neticesidir. Risale-i Nur'un mesleği de hakikat mesleği olduğu için, insanın o anki manevi yarasına veya zihni sorusuna doğrudan ilaç olur. Merak duygusuyla yapılan bir mütalaa, sadece sayfaları çevirmekten çok daha kalıcı, sindirilmiş ve feyizli bir netice verir.
2. Risale-i Nur'un "Tercümanlık" Vasfı
Risale-i Nur, hayatın içinden doğmuş bir tefsirdir. Gündelik hayatınızda kafanıza takılan bir konunun izini risalelerde sürmek, asırların ve Kur'an'ın o konuya getirdiği çözümü aramaktır. Bu arayış, okuyucuyu edilgen bir dinleyiciden, aktif bir muhatap ve mütefekkir haline getirir. Sayfaca ilerlememiş olsanız bile, ruh ve akıl olarak çok büyük bir mesafe katetmiş olursunuz.
3. Keyfiyet (Nitelik) Kemiyetten (Nicelikten) Üstündür
Her zaman geçerli olan kaide, önemli olan çok sayfa okumak değil, okunandan istifade etmek ve onu hissetmektir. Bir meseleyi tam anlamıyla kavramak, zihindeki bir şüpheyi gidermek veya bir hakikati kalbe yerleştirmek için harcanan zaman, sayfalarca hızlıca geçilen yerlerden çok daha kıymetlidir. Sizin o gün yaptığınız şey, tam anlamıyla bir mütalaa ve tefekkür ibadetidir.
Dengeyi Nasıl Sağlamalıyız?
Belirttiğiniz gibi, her an kafamıza bir soru takılmayabilir veya her zaman bu derinlikte araştırma yapacak vaktimiz / enerjimiz olmayabilir. Bu nedenle ideal olan sistem şudur:
Düzenli / Sıralı Okuma: Zihnin ve kalbin genel gıdasını verir. Risalelerin bütünsel mantığını, dilini ve kavram haritasını kavramamızı sağlar. Âdeta her gün düzenli yenen bir ana öğün gibidir.
İhtiyaca Göre Okuma: O anki ani bir manevi hastalığa veya zihni ihtiyaca şifa arama faaliyetidir. Bu da acil şifalı bir ilaç veya vitamin gibidir.
Netice olarak; kafamıza takılan bir konuyu araştırmak, şerh ve açıklamaları okuyarak o meseleyi derinlemesine anlamaya çalışmak, o günkü okuma vazifemizi eda ettiğimiz anlamına gelir. Sayfada ilerleyememiş olmak bir eksiklik değil; aksine, o sayfalardaki hakikati hayatımıza ve zihnimize mal etmenin bir tezahürüdür. Bir cihetle de hakiki okuma ve tefekkürün ruhu tam olarak budur.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü