"Denizli hapsi, netice itibarıyla, ihtiyatsız hareket edenleri tebrik ettirdi. Zahmet pek az, faide-i mâneviye pek çok oldu." İzah eder misiniz, “ihtiyatsız hareket” neden tebrik ediliyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hâlisâne faaliyetlerinden ve heyecanlarından neş’et eden bu hâdiseden teessüf etmesinler. Çünkü, Denizli hapsi, netice itibarıyla, ihtiyatsız hareket edenleri tebrik ettirdi. Zahmet pek az, faide-i mâneviye pek çok oldu. İnşâallah bu üçüncü medrese-i Yusufiye ikinciden geri kalmayacak."(1)

İhtiyat, herhangi bir konuda, ileriyi düşünerek ölçülü davranma ve sakınma anlamına geliyor. Özel bir şartı özel bir durum söz konusu değilse, ihtiyatlı davranmak genel anlamda her zaman güzel ve iyidir.

Lakin bazı özel durumlarda bazı hususi koşullarda ihtiyatlı olmak uygun olmayabilir. Veya halis ve samimi insanların iradesiz ihtiyatsızlığı, başka hayırlı sonuçların tezahürü için gerekli bir durumdur.

Mesela, o dönemlerde Risale-i Nur üzerinde şiddetli bir baskı ve zorbalık olduğu için, el ile yazılan Risaleleri kaybetmemek için ihtiyatlı olmak bir zaruret idi. Çünkü o dönemin şartlarında hem kağıt bulmak, hem mürekkep bulmak hem de el ile yazmak çok zor ve meşakkatli idi. El emeği göz nuru ile yazılan Risaleleri polisin gözüne sokarcasına, ulu orta ortaya atmak ihtiyat açısından doğru bir yaklaşım olmazdı.

Ama bazen öyle bir an gelir ki, irade karışmayacak ve samimi bir niyet ile Risalelerin ayan beyan gösterilmesi ihtiyat ile saklanmasından daha iyi daha etkili hizmet eder. İşte Üstadımızın tebrik ettiği "ihtiyatsız hareket" bu özel anla ilgilidir. Yoksa genel durumlarda Üstad daima ihtiyatı ve sırran tenevvüratı tavsiye ediyor.

(1) bk. Şualar, On Dördüncü Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...