"Bütün mekteplerde ve dairelerde ve halkta, o ölmüş dehşetli adamın muhabbeti telkin ediliyor..." Hapiste olunmasaydı yine telkin edilmeyecek miydi, telkin nasıl akim kalıyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bütün mekteplerde ve dairelerde ve halkta, o ölmüş dehşetli adamın muhabbeti telkin ediliyor. Bu hâl ise âlem-i İslam'a ve istikbale pek elim ve acı bir tesiri olacaktı."

"Şimdi ihtiyarımızın haricinde, onun mahiyeti ne olduğunu, en başta ve en ziyade alakadar ve en son ondan vazgeçecek adamların ellerine kati hüccetler gösteren ve ispat eden Risale-i Nur geçmesi, kemal-i merak ve dikkatle okunması öyle bir hadisedir ki, bizler gibi binler adam hapse girse, hatta idam olsalar, din i İslam cihetiyle yine ucuzdur. Hiç olmazsa küfr-ü mutlaktan ve irtidattan en mütemerridleri bir derece kurtarır, meşkuk bir küfre çıkarır, mağrurane ve cüretkârane tecavüzlerini tadil eder." (Şualar, On Üçüncü Şua)

Üstad'ın hapiste olması değil, Risale-i Nur'un neşri ve mühim kimselerin eline geçmesi ile o dehşetli adamın muhabbeti kırılıp sistemi akim kalacak deniliyor. Nitekim Risale-i Nur'un ve emsali hizmetlerin memlekette yayılması küfür ve inkâr cereyanlarının akim kalmasını netice veriyor; ama bunun neticesi olarak da zaman zaman Üstad'ın ve talebelerinin hapse girmelerine vesile oluyor. Üstadımız da böyle hayırlı bir işten dolayı hapse girmeyi mühim bir vazife ve büyük bir hizmet olarak görüyor.

Şayet Risale-i Nur gibi hizmetler olmasa idi, o dehşetli şahıs ve avaneleri Anadoluyu dinsizleştirip İslam’ı tam manası ile imha edeceklerdi. Risale-i Nur tahkikî iman dersleri ile bu sinsi planı akim bırakıp dinsizliğin önünde polattan bir kale, çelikten bir set olmuştur. Üstad ve talebelerinin hiçbir suçlarının olmamasına rağmen, kendileriyle devamlı uğraşılması, daima takip edilmeleri, hapse atılmaları, çeşitli eza ve cefalara maruz kalmaları ve ezilmeye çalışılmaları bu yüzdendir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...