"Denizli Mahkemesi hiç ilişmediği ve Eskişehir Mahkemesi yalnız bir tek kelimesine ilişip, bir tek harfle cevabını alan..." Üstadımıza ilişen kelime ve harf dediği nedir?
Değerli Kardeşimiz;
Alakalı kelime ve cevap On Dördüncü Şua'da şöyle izah edilmektedir:
"Yedinci Ricada, 'Ankara Kal’asında dört beş ihtiyarlığın ve hilâfet saltanatının vefatı beni mahzun eyledi.' demiştim. On dört sene evvel Eskişehir Mahkemesi bu kelimeye ilişti. Ben dedim: 'Saltanatın vefatı değil, belki hilâfet saltanatının vefatı demişim. Siz bir ن ’u okumadınız.' Sonra sustular."(1)
Onlar bu ifadeyi saltanatın vefatı olarak anlamak istemişler. Üstadımız ise, "hilafet saltanatının vefatı" olarak düzeltmiştir. Yani, sadece "hilafet saltanatının" terkibini temin üzere nun harfini ekleyerek cevap vermiştir.
(1) bk. Şualar, On Dördüncü Şua, Hata-Savab Cetveli.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Biraz daha izah eder misiniz?
Üstad Hazretleri, Kastamonu Lahikasında "hilâfet saltanatının vefatı" (hilafetle birlikte yürüyen saltanatın sona ermesi) ifadesini kullanmıştır. Eskişehir Mahkemesi'ndeki sorgusunda bu ifade, "saltanatın vefatı" (genel olarak saltanatın ölümü) şeklinde yorumlanarak aleyhinde kullanılmıştır.
Üstad Hazretleri, bu yanlış yoruma karşı, "Saltanatın vefatı değil, belki hilâfet saltanatının vefatı demişim. Siz bir ن (nun) harfini okumadınız." diyerek cevap vermiştir.
"Hilâfet saltanatı" ifadesi, halifeliğin aynı zamanda bir siyasi otorite olan saltanatla birleşmesini ifade eder. Üstad Hazretlerinin burada vurguladığı şey, bu ikisinin birleşmesinin son bulmasıdır.
"Saltanatın vefatı" ise, genel olarak monarşik yönetim sisteminin sona ermesi anlamına gelir. Mahkeme, Üstad'ın sözünden bu anlamı çıkarmaya çalışarak onun mevcut rejime karşı olduğunu iddia etmiştir.
"Siz bir ن (nun) harfini okumadınız" sözü ise bu yanlış anlamanın temelini oluşturmaktadır. Arapça harflerle yazıldığında "hilâfet saltanatının" kelimesindeki son harf olan "ن" (nun) harfi düşürüldüğünde, cümle "hilâfet saltanatı" ve "saltanatın" şeklinde okunabilmekte ve farklı bir anlama gelebilmektedir.
Üstad Hazretleri bu ince harf hatasının, cümlenin anlamını tamamen değiştirdiğini ve yanlış bir yorumla karşı karşıya kaldığını belirtmiştir. Mahkeme heyeti bu izah karşısında ikna olmuş ve susmuştur.