Block title
Block content

"Düşman istersen nefis yeter." Burada neden şeytan değil de nefsimiz düşman olarak zikredilmiş?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şeytan ve nefis, insanın Allah katında mertebe kazanması için hem engeldirler hem de vesile. Bunu, Mevlâna’nın şu veciz ifadesinde şöyle görmekteyiz:

“Su, geminin içine girerse onu batırır. Altında bulunursa, onu yüzdürür.”(1)

Yani insan nefis ve şeytana hâkim olsa derecesi artar, sahil-i selamete ulaşır. Fakat, o iki düşmana mahkum olursa, ilerleyemez, batar.

Nefis ahize şeytan ise bu ahizeye üfleyen nakile gibidir. Şeytan üfler nefis ise şeytanın isteğine göre hareket ederek insanı yoldan çıkarır. Bu durumda fiili anlamda tehlikeli olan nefis oluyor, şeytan sadece telkin eder, evham ile nefsi tetiklemeye çalışır. Nefis harekete geçmediği müddetçe şeytanın telkini bir işe yaramaz.

“İman edenler Allah yolunda savaşırlar. İnkâr edenler ise tâğutun / şeytanın yolunda savaşırlar. Siz de şeytanın dostlarıyla savaşın (çekinmeyin!). Şüphesiz, şeytanın hilesi pek zayıftır.” (Nisa, 4/76)

Ayette de ifade edildiği gibi, şeytanın hilesi zayıftır, lakin nefis gibi bir dinleyeni olduğu için güçlü görünüyor.

“Şeytanı dinleyen bir nefis, kusurunu görmek istemez. Görse de yüz tevil ile tevil ettirir.  وَعَيْنُ الرِّضَا عَنْ كُلِّ عَيْبٍ كَلِيلَةٌ (Tarafgirlikle bakan hiçbir kusuru göremez.) sırrıyla, nefsine nazar-ı rıza ile baktığı için, ayıbını görmez. Ayıbını görmediği için itiraf etmez, istiğfar etmez, istiâze etmez, şeytana maskara olur.”(1)

Nefis avukat gibi kendini savunur. Ortaya kusursuz bir nefis çıkarır. Hâlbuki baştan aşağıya kusurlarla doludur. Yani insanın en büyük ve en tehlikeli düşmanı kendi nefidir, ondan sonra şeytan gelir. Nefsin dizginini eline alan birisi şeytandan emin olur.

Dipnotlar:

(1) bk. Mevlânâ, Mesnevî, I/79.
(2) bk. Lem'alar, On Üçüncü Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Paylaş

BENZER SORULAR

Yükleniyor...