"Eğer namaz kılmazsan, senin o günkü âlemin zulümatlı ve perişan bir halde gider, senin aleyhinde âlem-i misalde şehadet eder." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Cümlenin devamında sorunuzun izahı yapılmaktadır. Şehadet âlemi dediğimiz görünen şu âlemin bazen sıkıntılı, perişan bazen de mutlu geçmesi, bizim bakış açımızdan kaynaklanır. Bunun bizim kalp ve ruh dünyamıza nasıl yansıdığıyla alâkalıdır.
Nitekim cümlenin devamında şu örnek verilerek bu mana teyid edilmiştir:
"Nasıl ki, aynada görünen muhteşem bir saray, aynanın rengine bakar. Siyah ise siyah görünür; kırmızı ise kırmızı görünür. Hem onun keyfiyetine bakar. O ayna şişesi düzgünse, sarayı güzel gösterir; düzgün değilse çirkin gösterir. En nazik şeyleri kaba gösterdiği misillü, sen kalbinle, aklınla, amelinle, gönlünle, kendi âleminin şeklini değiştirirsin. Ya aleyhinde ya lehinde şehadet ettirebilirsin."(1)
Aynen bunun gibi bizim kalbimiz ve ruhumuz da birer ayna gibidir. Namaz kıldığımız zaman bu aynamız güzel ve parlak olduğundan, şehadet âlemi de bizim dünyamıza olumlu akseder ve lehimize olur. Namaz kılmadığımızda ise aynamıza çirkin olarak akseder ve aleyhimizde bir tablo ortaya çıkar.
1) bk. Sözler, Yirmi Birinci Söz.Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
senin o günkü âlemin zulümatlı ve perişan bir halde gider, senin aleyhinde âlem-i misalde şehadet eder.
Yani burada sanki Üstad Hazretleri bir yerde kayıt ediliyormuş gibi söylüyor. Yani bunu bize detaylı bir açıklamasını yapar mısınız?. Mana nasıldır? Örneklerle daha fazla yerleşmesini sağlarsanız, sevinirim. Elbette amel defterimizde her şey yazılıyor, ama burada kastedilen mana bu mudur.? Özellikle namazla alemimizin değişeceği söyleniyor veyahut. Namazla o yazılan şeyin mahiyetinin değişeceğinden bahsediyor Üstad Hazretleri.... ?Yani bu tam olarak nasıldır acaba
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin Sözler adlı eserinde geçen bu ifadeler, meselenin sadece teknik bir "günah-sevap kaydı" olmadığını, çok daha derin ve psiko-kozmik bir hakikati barındırdığını gösterir.
Kısa ve öz bir şekilde, burada kastedilen manayı ve namazın bu denklemi nasıl değiştirdiğini şu üç temel nokta ile anlayabiliriz:
1. "Âlem-i Misal" Nedir ve Nasıl Kayıt Yapar?
Âlem-i misal; bu dünyadaki her maddi varlığın, olayın ve duygunun eş zamanlı olarak yansıdığı devasa bir manevi ayna veya kozmik bir veri tabanı gibidir.
Günümüzden bir örnekle açıklarsak: Siz gün boyunca bir şehirde gezip dolaşırken arkanızda sürekli açık bir video kamera olduğunu düşünün. Ama bu kamera sadece dış görüntünüzü değil, iç dünyanızı, niyetinizi ve ruh halinizi de çeker. Eğer o günü ibadetsiz, kasvetli, sadece dünyaya boğulmuş bir ruh haliyle geçirirseniz, o günün kayıt bandı "zulümatlı (karanlık) ve perişan" olarak mühürlenir. İşte o zaman dilimi, sizin aleyhinizde bir şahit olarak o manevi arşivde yerini alır. Çünkü zaman geçip gitse de, o zaman diliminin ürettiği manevi fotoğraf âlem-i misalde baki kalır.
2. Namaz Bu Mahiyeti Nasıl Değiştirir?
Üstad'ın bahsettiği en muazzam sır burasıdır: Namaz, o karanlık çekimi baştan sona değiştiren bir yönetmen gibidir.
Zamanı Nurlandırmak: Siz namaz kıldığınızda, o günün geri kalan sıradan veya sıkıntılı dünyevi işleri de namazın nuruyla aydınlanır. Namaz, o günün zaman dilimini karanlık bir zindandan, nurani bir ibadet salonuna çevirir.
Kayıtları Revize Etmek: Amel defterine ve âlem-i misale yansıyacak olan "perişan" fotoğraf, namazın iksir anyonlarıyla yıkanır. Namaz kılan kişinin o günkü dünyası, ahiret hesabına çalışmış bir fabrika rengini alır. Dolayısıyla o gün, sahibinin aleyhine değil, lehine şehadet edecek bir şekle bürünür.
Özet bir örnekle toparlayalım:
Bir sinema filmi çektiğinizi düşünün. Gün boyu hatalar yaptınız, sahneler karanlık ve kötü çıktı. Namaz kılmak, o kötü sahneleri montaj masasında kesip yerini harika, ışıklı ve sanatsal sahnelerle doldurmak gibidir.
Yani evet, amel defterimize her şey yazılıyor; fakat namaz o yazılan şeylerin içeriğini, rengini ve mahiyetini kötüden iyiye, karanlıktan nura doğru revize ediyor. Namaz kılanın o günkü özel dünyası (âlemi) düzene giriyor ve perişanlıktan kurtuluyor.