Birinci Makam, Beşinci İkaz

İçerikler


  1. "İbadetteki füturun ve namazdaki kusurun meşâgil-i dünyeviyenin kesretinden midir? Veyahut derd-i maişetin meşgalesiyle vakit bulamadığından mıdır?" Genişçe izah eder misiniz?

  2. "Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki bütün vaktini ona sarf ediyorsun?" cümlesini izah eder misiniz?

  3. "Bundan neden anlamıyorsun ki, vazife-i asliyen hayvan gibi çabalamak değil, belki hakiki bir insan gibi hakiki bir hayat-ı daime için say etmektir." Buradaki "insan-hayvan" kıyasını biraz açar mısınız?

  4. "Güya kozmografya ilminden ve istatistikçi fenninden bir kemal alıyorsun." Acaba uzayda yapılan araştırmalar gereksiz olarak mı değerlendiriliyor? Bunlar insanın kemalini, ilmini neden arttırmıyor?

  5. "Beni namazdan ve ibadetten alıkoyan ve fütur veren öyle lüzumsuz şeyler değil, belki derd-i maişetin zaruri işleridir." sözüne verilen cevapta bir önceki ikazlara göre daha yumuşak bir üslup göze çarpıyor. Bu nasıl yorumlanır?

  6. "Eğer farz namazını terk etsen, bütün sayin semeresi, yalnız dünyevi ve ehemmiyetsiz ve bereketsiz bir nafakaya münhasır kalır." cümlesini izah eder misiniz?

  7. "Eğer sen, istirahat ve teneffüs vaktini, ruhun rahatına, kalbin teneffüsüne medar olan namaza sarf etsen, o vakit, bereketli nafaka-i dünyeviye ile beraber,.." Burada istifadenin derecesi ibadet hayatının keyfiyetiyle orantılı mıdır?

  8. "İki maden-i manevi bulursun." Niyet ve nazar çok önemli. Gaflet zamanlarında çok yardımsever olan bir kişi, iman şuuruna erdiğinde eski hayırlarından sevap alır mı?

  9. "Birinci Maden: Bütün bağındaki yetiştirdiğin, çiçekli olsun, meyveli olsun, her nebatın, her ağacın tesbihatından, güzel bir niyetle, bir hisse alıyorsun." cümlesini ve İkinci Maden'i izah eder misiniz?

  10. "Ve saye pek büyük bir şevk veren ve amelde büyük bir kuvve-i manevi temin eden..." Çalışma şevkini artırması ve amelin de büyük bir manevi kuvveti temin etmesi ne demektir?

  11. "Ben zaten dünyadan gidiyorum. Bu kadar zahmeti ne için çekeceğim?" Namaz kılmayan birisinin kendisini tembelliğe atması nasıl olur? Oysa birçok insan ileri yaşlarda namaza başlıyor ve gençken yapamadığı ibadetlere hız veriyor. Bunu nasıl anlamalıyız?

  12. Risale-i Nur'da; "Bir ân-ı seyyâle yaşamak.", "Hakiki ömrünü, bulunduğun gün bil." gibi ifadeler var. Bulunduğumuz güne mi, ana mı odaklanmalıyız?

  13. "Hakiki ömrünü, bulunduğun gün bil." cümlesini; programlı olmamız, gaye-i hayalimizin olması ile birlikte değerlendirir misiniz?

  14. "Laakal günün bir saatini, ihtiyat akçesi gibi, hakiki istikbal için teşkil olunan bir sandukça-i uhreviye olan bir mescide veya bir seccadeye at." Namazın, "ihtiyat akçesi" ve "uhrevi sandukça" olması ne anlama gelmektedir?

  15. "Hem bil ki; her yeni gün sana, hem herkese bir yeni âlemin kapısıdır." İzah eder misiniz?

  16. "Her yeni gün, sana, hem herkese, bir yeni âlemin kapısıdır. Eğer namazını kılmazsan, senin o günkü âlemin zulümatlı ve perişan bir halde gider. Senin aleyhinde âlem-i misalde şehadet eder." İzah eder misiniz?

  17. "Eğer namaz kılmazsan, senin o günkü âlemin zulümatlı ve perişan bir halde gider, senin aleyhinde âlem-i misalde şehadet eder." cümlesini izah eder misiniz?

  18. "Zira herkesin, her günde, şu âlemden bir mahsus âlemi var. Hem o âlemin keyfiyeti, o adamın kalbine ve ameline tabidir. Nasıl ki, aynada görünen muhteşem bir saray, aynanın rengine bakar." İzah eder misiniz?

  19. "Namazın bir elektrik lambası ve namaza niyetin onun düğmesine dokunması gibi, o âlemin zulümâtını dağıtır ve o herc ü merc-i dünyeviyedeki karmakarışık perişaniyet içindeki tebeddülât ve harekât..." İzah eder misiniz?

  20. "اَللهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ ayet-i pür-envârından bir nuru senin kalbine serper." Bu ayetin meali ile beraber konu ile münasebetini biraz açabilir misiniz?

  21. "Sakın deme, 'Benim namazım nerede, şu hakikat-ı namaz nerede? '…" Namazını huzurla kılamamaktan çoğu insan şikâyetçidir. Böylelerine neler söylenebilir? Sondaki salâvat-ı şerifenin manasını açıklar mısınız?

  22. "Fark yalnız icmal ve tafsil ile olduğu gibi; senin ve benim gibi bir âmînin velev hissetmezse namazı, büyük bir velînin namazı gibi şu nurdan bir hissesi var..." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

  23. "Büyük bir velinin namazı gibi şu nurdan bir hissesi var, şu hakikatten bir sırrı vardır, velev şuurun taalluk etmezse. Fakat derecâta göre inkişaf ve tenevvürü ayrı ayrıdır." Bu cümleleri nasıl anlamalıyız?

Yükleniyor...