"Elbette takvayla ve niyet-i içtinabla yüzer amel-i sâlih işlenmiş hükmündedir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
İbadetin en temel esaslarından birisi niyettir. Bir amelde niyet olmazsa, o amelin ne için yapıldığı netleşmez. Bu yüzden İslam'da niyetin mühim bir yeri bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz (asm)'in ifadesi ile: "Mü’minin niyeti amelinden hayırlıdır."(1)
Günah ve ondan korunmak bir ibadet olduğu için, niyet burada da gerekiyor.
Nasıl niyet olmadan namaz olmuyorsa, bir gaye ve maksat olmadan terk edilen günahlar da vacip işlemiş sevabı kazandırmıyor. Belki günahın zararından korunmuş oluyor, ama niyetsiz olduğu için o günahtan kaçınmak takva olmuyor. Mesela, zararlarından korunmak için alkol ve uyuşturucu kullanmayan bir Hristiyan takva ehli olmuyor, çünkü o işin takva olması için önce iman sonra da niyet etmesi gerekiyor. Zaten Üstad da mektubun sonunda şöyle bir kayıt koyuyor:
“Bu ehemmiyetli nokta, niyetle, takvâ namıyla ve günahtan kaçınmak kastıyla menfî ibadetten gelen ehemmiyetli a’mâl-i salihadır.”
Kalabalık bir caddeden geçen bir insan, haram nazardan sakınma niyetiyle başını önüne eğerek yürüdüğünde yüzlerce vacip sevabı kazanabilir. Bir başkası da birisiyle kavga etmiş olsun; iç âleminde onunla münakaşa ederek ve ona hakaretler yağdırarak yol alsın. Bu adam da sağa sola bakmadan yürümektedir, onun nazarına da hiçbir haram ilişmez, ama niyeti haramdan sakınmak olmadığı için birinci adamın kazandığı sevabı kazanamaz.
Bu kâinatı inceleyen ilim adamlarının niyeti İlâhî hikmet ve rahmeti insanlara ders vermek olsa, bütün çalışmaları ibadet olur. Ama niyetleri meşhur olmak, mükâfat almak, ücretlerini artırmak olduğu takdirde bu çalışmaların onlara sevap namına hiçbir faydası olmayacaktır.
(1) bk. Beyhakî, Şuabü’l-İman, Beyrut, 1990. V/343.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü