103

İçerikler


  1. "Takva, menhiyattan ve günahlardan içtinab etmek ve amel-i sâlih, emir dairesinde hareket ve hayrat kazanmaktır." İzah eder misiniz?

  2. "Def-i şer, celb-i nef'a racihtir." cümlesine binaen; bir insanın önce namaz kılması mı gerekir, yoksa zinayı terk etmesi mi?

  3. "Farzlarını yapan, kebireleri işlemeyen, kurtulur." Bu asra ait bir hususiyet mi, daha önce günah işlemiş olanlar da müjdeye mazhar olur mu, buradaki farzları ve günahları açar mısınız? Kırk vefiyattan birkaç tanesinin kurtulması nasıl anlaşılabilir?

  4. "Böyle kebair-i azime içinde amel-i salihin ihlasla muvaffakiyeti pek azdır." Amel-i salih işleyebilmek madem bu zamanda bu kadar zordur. Hem ihlas da bu zamanda çok mühimdir. O zaman bu sözden maksat nedir?

  5. "Bir haramın terki vaciptir. Bir vacibi işlemek, çok sünnetlere mukabil sevabı var." cümlesini izah eder misiniz, konuyu teyit eden ayet veya hadis var mıdır? Günahtan kaçınmak vacip sevabı mı, farz sevabı mı kazandırıyor?

  6. "Takvâ namıyla ve günahtan kaçınmak kastıyla menfî ibadetten gelen ehemmiyetli a'mâl-i salihadır." Bu cümlenin izahı nasıldır, menfi ibadetten maksat nedir?

  7. "Risale-i Nur şakirtlerinin, bu zamanda en mühim vazifeleri, tahribata ve günahlara karşı takvâyı esas tutup davranmak gerektir." İzah eder misiniz?

  8. "Elbette takvayla ve niyet-i içtinabla yüzer amel-i sâlih işlenmiş hükmündedir." cümlesini izah eder misiniz?

  9. "Binler tahribatçıya mukabil, Risale-i Nur gibi bir tamircinin bu derece mukavemeti ve tesiratı pek harikadır." cümlesine örnek verir misiniz?

  10. "Şeriat-ı Muhammediye (a.s.m.) olan sedd-i Kur’ânî’nin tezelzülüyle ve Ye’cüc ve Me’cücden daha müthiş olarak ahlâkta ve hayatta zulmetli bir anarşilik ve zulümlü bir dinsizlik fesada ve ifsada başlıyor." İzah eder misiniz?

  11. "Risale-i Nur'un şakirdleri, böyle bir hâdisede manevî mücahedeleri, inşâallah zaman-ı sahabedeki gibi az amelle, pek çok büyük sevab ve a'mal-i sâlihaya medar olur." Sahabelerin ameli az mı, niye Üstad böyle diyor?

  12. "İhlâs kuvvetinden sonra bizim en büyük kuvvetimiz, iştirâk-i a’mâl-i uhrevî düsturuyla birbirimize kalemlerle, herbirinin a’mâl-i saliha defterine hasenat yazdırdıkları gibi; lisanlarıyla..." Buradaki kalemler ve lisanlar ifadelerini nasıl anlamalıyız?

  13. "Her birinin takva kalesine ve siperine kuvvet ve imdat göndermektir..." cümlesini izah eder misiniz?

  14. "Ve ben dahi, iman ve sadakat şartlarıyla, Risale-i Nur talebelerini bütün dualarıma ve manevî kazançlarıma, yirmidört saatte, iştirak-i a'mal-i uhreviye düsturuyla, bazen yüz defadan ziyade..." Buradaki "iman ve sadakat şartı"nı izah eder misiniz?

Yükleniyor...