"Enbiya ve evliyaya muhabbet nasıl faidesiz kalır? Elcevap: Ehl-i teslisin İsâ Aleyhisselâma ve Râfızîlerin Hazret-i Ali Radıyallahu Anha muhabbetleri faidesiz kaldığı gibi..." cevabı biraz açar mısınız? Enbiya ve evliyanın zikredilmesinin hikmeti nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Yirmi Dördüncü Söz’ün muhabbet bahsinde şu çok önemli tesbite yer verilir:

“İnsanın, havfa ve muhabbete âlet olacak iki cihaz, fıtratında derc olunmuştur. Alâküllihâl, o muhabbet ve havf, ya halka veya Halıka müteveccih olacak. Hâlbuki halktan havf ise, elîm bir beliyyedir; halka muhabbet dahi belâlı bir musîbettir.”

Bir başka derste de “cemâline muhabbet etmek, celâlinden havf etmek” ifadesi geçer.

Bütün güzelliklerin kaynağı Cenab-ı Hakk’ın Cemîl, Kerîm, Rahîm gibi cemalî isimleridir. Keza kalplerde korku ve haşyet doğuran bütün azametli hadiselerin kaynağı da Celîl, Kahhar, Cebbar gibi celalî isimlerdir.

Konumuz gereği birinci grup esmâ üzerinde biraz duralım: Bütün güzellikler Allah’ın güzel isimlerinin tecellileridir. Güneşin aynadaki timsalinin ışığı onun kendi malı olmadığı gibi, bu varlık âlemindeki bütün güzellikler de o güzel varlıklara Allah’ın ihsanıdır.

Meyvelere ağaçlar, hastalıkların tedavisini hazık tabibler sebep ve vesile oldukları gibi en büyük bir nimet olan hidâyete de peygamberler ve onların varisi olan büyük âlimler vesile olmaktadırlar. Bir peygamberi Allah’ın en sevgili bir kulu olarak sevmek Allah namına bir sevgidir. Onun şahsi kemalatını esas alıp onlara gönül bağlamak ve o büyük insanı Allah’tan gafil olarak sevmek, aynaya hayran olup güneşi unutmaya benzer. Böyle bir sevgi Hak katında makbul değildir ve sahibine zarardan başka bir şey temin etmez.

Nitekim Peygamber Efendimiz (asm) İmam-ı Ali’ye (r.a.) demiş:

“Sende, Hazret-i İsâ (a.s.) gibi, iki kısım insan helâkete gider: Birisi ifrat-ı muhabbet, diğeri ifrat-ı adâvetle. Hazret-i İsâ’ya, Nasrânî, muhabbetinden, hadd-i meşrudan tecavüzle hâşâ ‘ibnullah’ dediler. (Müsned, 1:160; Mecmeu’z-Zevâid, 9:133; Müstedrek, 3:123)

Yahudi, adâvetinden çok tecavüz ettiler, nübüvvetini ve kemâlini inkâr ettiler. Senin hakkında da, bir kısım, hadd-i meşrudan tecavüz edecek, muhabbetinden helâkete gidecektir.” (Mektubat, 19. mektup, Altıncı Nükteli İşaret)

Bu derste peygamber ve veli de olsa bir kula ölçüsüz muhabbet etmenin neticesiz kalacağına Hz. İsa’ya (as.) ve Hz. Ali efendimize (r.a.) gösterilen şeriat dışı muhabbetler misal verilmiştir. Bu genel bir hükümdür, sadece bu iki misale münhasır değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...