Erzurum'da daha çok âlim ve Nur talebesi yetişmesinin sebebi ne olabilir? Soğuk havanın etkisi olduğu söylenebilir mi?
Değerli Kardeşimiz;
Coğrafi ve iklim şartlarının insan karakteri üzerinde şüphesiz çok tesiri vardır. İbn-i Haldun, "Mukaddime" adlı eserinde, iklimin ve coğrafi şartların insan karakteri üstünde mühim bir tesirinin olduğunu genişçe beyan eder.
Mesela, arazisi geniş ve verimli olan yerdeki insanlar ekseri müferreh bir hayata alıştıkları için, ahlaki değerleri ve mizaçları buna göre şekillenir. Tembel ve araştırmayan insanların ekseriyeti miskinliğe yatkın olurlar. Arazisi kısıtlı ve verimsiz olan yerlerdeki insanlar ekseri cevval ve çalışkan olurlar.
Bazı beldelerin tarıma elverişli olmaması o belde sakinlerini farklı kulvarlara sevk etmiştir. Mesela; bir köyde yeterince tarım ve ziraat varsa, orada okuma ve yazma oranı ekseri düşük oluyor. Ama tarım ve ziraat zayıfsa okuma oranı ekseri olarak yüksektir.
Türkiye'de, bölgeleri de bu şekil değerlendirebiliriz. İç Anadolu bölgesinin geniş, tarım ve ziraata elverişli olmasından dolayı sakinleri içinden yeterince politikacı, yazar, alim, sanatçı yetiştirememiştir. Ama imkânları kısıtlı olan, coğrafyası çetin olan Doğu Anadolu insanı, ister istemez farklı kulvarlara yönelip oralarda kendini gösterme ihtiyacı hissediyor. Bu da siyaset, ilim, sanat gibi sahalarda başarılı insanların çıkmasına vasıta oluyor.
Avrupa’nın terakkisindeki en mühim sebeplerden başında o kıtanın ziraata elverişsiz olması gelir. Bu kısıtlı imkânlar Avrupalıyı üretim tekniklerini ve vasıtalarını araştırmaya sevk etmiştir. Bu da onların maddeten terakki etmelerinde mühim bir saik olmuştur.
Üstad Hazretleri, Avrupa kıtasının Asya kıtasına nispetle medeniyette ileri olmasını şu şekilde izah ediyor:
"Ey Müslüman! Biri maddî, biri mânevî, Avrupa rüçhanının iki sebebinin şu netice-i müthişiyle, o neticenin tesir-i muharri banesine karşı, mevcudiyetimizin hâmisi olan İslâmiyetten elini gevşetme, dört elle sarıl. Yoksa mahvolursun!
Evet, biz aşağıya iniyoruz, onlar yukarıya çıkıyor. Bunun iki sebebi vardır. Biri maddî, biri mânevîdir."
BİRİNCİ SEBEP: Umum Hristiyanın kilisesi ve mâden-i hayatı olan Avrupa'nın vaziyet-i fıtriyesidir. Zira dardır, güzeldir, demir madenidir, girintili çıkıntılıdır. Deniz ve enharı bağırsaklarıdır, bâriddir.
Evet, Avrupa küre-i zeminin hums-u öşrü iken, nev-i beşerin bir rub'unu letafet-i fıtriyesiyle kendine çekmiş. Hikmeten sabittir ki, efrad-ı kesirenin içtimâı, ihtiyacatı intaç eder. Görenek gibi çok esbabla tekessür eden hâcât, zeminin kuvve-i nâbitesine sığışmaz. İşte şu noktadan ihtiyaç, san'ata ve merak ilme ve sıkıntı vesait-i sefahete hocalık edip tâlime başlarlar.
Evet, fikr-i san'at, meyl-i mârifet, kesretten çıkar. Avrupa'nın darlığı ve deniz ve enharı olan vesait-i tabiiye-i münakale içinde dolaşması sebebiyle, tearüf ticareti, teavün iştirak-i mesaiyi intaç ettikleri gibi, temas dahi telâhuk-u efkârı, rekabet de müsâbakatı tevlit ederler. Ve bütün sanayiinin mâderi olan demir madeni, kesretle içinde bulunduğundan, o demir, medeniyetlerine öyle bir silâh-ı kuvvet vermiştir ki, dünyanın bütün enkaz-ı medeniyetlerini gasp ve garat edip gayet ağır bastı, mizan-ı zeminin muvazenetini bozdu.
Hem de her şeyi geç almak, geç bırakmak şanından olan burudet-i mutedilâne, sa'ylerine sebat ve metanet verip, medeniyetlerini idame etmiştir. Hem de ilme istinatla devletlerinin teşekkülü, mütekabil kuvvetlerinin tesadümü, gaddarane istibdatlarının iz'âcâtı, engizisyonane taassuplarının aksülâmel yapan tazyikatı, mütevazi unsurlarının rekabetle müsabakatı, Avrupalıların istidatlarını inkişaf ettirip, mezâyâ ve fikr-i milliyeti uyandırdı."(1)
Erzurum’a da bu nazarla bakabiliriz. İmkânların kısıtlı olması, iklimin sert ve kışların çok soğuk ve çetin olması, yöre insanını okumaya ve ilim tahsil etmeye yönlendiriyor.
Bir de eskiden beri ilim tahsil etmek o yörede yaygın olmasından, sonraki kuşaklar öncekileri de örnek alarak ilme karşı bir iştiyak duyuyor. Tıpkı çocuğun babasını kendine model alması gibi... Yeni kuşak, eski kuşağı ilim noktasında kendine model olarak alıyor. Bu da ilim ve irfan bakımında mühim şahsiyetlerin çıkmasına vasıta ve vesile oluyor.
Dipnotlar:
(1) bk. Sünuhat, Devaü'l-Ye's.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Erzurum'un âlim ve evliya şahsiyetlerinden hem divan sahibi Alvarlı Efe bakın ne diyor.
Erzurum kilidi mülk-i islamın Mevlaya emanet olsun Erzurum Erzurum derbendi ehl-i imanın Mevla'ya emanet olsun Erzurum Gayet şecaatli erler var idi Nisası ricali hayadar idi.. Edepli, erkanlı bir diyar idi Mevla'ya emanet olsun Erzurum Hamdü-lillah metin İslamları var Fakire zaife ihsanları var Gülbe-i gönülde imanları var Mevla'ya emanet olsun Erzurum Hayrat hasenatlı erleri vardır Hayr ü bereketli güzel diyardır Seyretsen alemi bu aşikardır Mevla'ya emanet olsun Erzurum Seherlerde müezzinler nidası Halkalarda muvahhidler sadası Ne güzeldir zikrullahın edası Mevla'ya emanet olsun Erzurum Vaizleri kürsileri bezetmiş Candan geçmiş, emrullahı gözetmiş Allah için sohbetini uzatmış Mevla'ya emanet olsun Erzurum Ramazan'da bir al'i şan ederler O şehri sıyamı zi-şan ederler Fukara gönlünü Gülşen ederler Mevla'ya emanet olsun Erzurum Civanlar pirlere hürmet ederler Duasın almaya gayret ederler Ramazan'a güzel hürmet ederler Mevla'ya emanet olsun Erzurum Hafızları binbir hatim okurlar Nur-i Kur'an enharına akarlar Nüzul-ı merhamet-gahe bakarlar Mevla'ya emanet olsun Erzurum Binbir hatim nuru arşı doldurmuş Bela musibeti yerden kaldırmış Düşmanları kahreylemiş öldürmüş Mevlaya emanet olsun Erzurum Rabbim beldemize merhamet ede Ahalisi rah-ı, Mevlaya gide Enbiya evliya bir himmet ede Mevlaya emanet olsun Erzurum. Binlerce bin medfun evliyası var Zahir batın nice asfiyası var Feyz-ü berekat-ı Kıbriyası var Mevlaya emanet olsun Erzurum Dilerem kerem-i kereminden elbet Rabbim ede Erzurum'a merhamet Halkeyleye Rabb'im bir âli himmet Mevla'ya emanet olsun Erzurum.
Rabbim hıfzeyle düşman şerrinden Gazab göstermeye berr-ü bahrinden Hususa ki Erzurum 'un şehrinden Mevlaya Emanet olsun Erzurum
Kalblerinde dolsun feyz-i Rabbani
Ahalisi bulsun rahmi Rahmani Lütfi Erzurum 'dan gördün ihsanı Mevlaya emanet olsun Erzurum.
ALVARLI MUHAMMED LÜTFİ EFENDİ (D.1868 - V. 1956) rahmetle anıyoruz....