"Es-sebebu ke’l-fâil düsturuyla, bütün ümmetinin bütün zamanlarda işlediği hasenatın bir misli onun defter-i hasenatına girmesi..." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Es-sebebu ke’l-fâil düsturuyla, bütün ümmetinin bütün zamanlarda işlediği hasenatın bir misli onun defter-i hasenatına girmesi ve bütün kâinatın hakikatlerini, getirdiği nurla nurlandırması, değil yalnız cin, ins, melek ve zihayatı, belki kâinatı, semavat ve arzı minnettar eylemesi ve istidat lisanıyla nebatatın duaları ve ihtiyac-ı fıtrî diliyle hayvanatın duaları, gözümüz önünde bilfiil kabul olmasının şehadetiyle, milyonlar, belki ruhanilerle beraber milyarlar fıtrî ve reddedilmez duaları makbul olan sulehâ-yı ümmeti her gün o zata salât ve selâm ünvanıyla rahmet duaları ve mânevî kazançlarını en evvel o zata bağışlamaları ve bütün ümmetçe okunan Kur’ân’ın üç yüz bin hurufunun her birisinde on sevaptan ta yüz, ta bin hasene ve meyve vermesinden, yalnız kıraat-i Kur’ân cihetiyle defter-i a’mâline hadsiz nurlar girmesi haysiyetiyle, o zatın şahsiyet-i maneviyesi olan hakikat-i Muhammediye istikbalde bir şecere-i tûbâ-i Cennet hükmünde olacağını Allâmü’l-Guyûb bilmiş ve görmüş, o makama göre Kur’ân’ında o azîm ehemmiyeti vermiş ve fermanında ona tebaiyeti ve sünnet-i seniyyesine ittibâ ile şefaatine mazhariyeti en ehemmiyetli bir mesele-i insaniye göstermiş ve o haşmetli şecere-i tûbânın bir çekirdeği olan şahsiyet-i beşeriyetini ve bidayetteki vaziyet-i insaniyesini ara sıra nazara almasıdır." (Şualar, On Birinci Şuâ, Onuncu Mes'ele)

Bu uzun paragrafı bir temsil ile akla yaklaştırmaya çalışalım:

Kalabalık bir şehir ahalisi çok önemli çok elzem çok hayati bir ihtiyaç için kendi içlerinden saygın ve sevilen birisini temsilci seçip padişah ile görüşmeye göndermek istiyorlar.

Ve bütün ahali uzun bir liste hazırlayıp hepsi altına imza atarak kısa notlarla (Dua ve salavata işaret) taleplerini teker teker bildiriyorlar. Bu temsilci, ahalinin destek ve imzasını arkasına alarak o adil ve şefkatli padişahın huzuruna çıkıp, harap olmak üzere olan şehirlerinin yerine daha güzel daha kalıcı daha mükemmel bir şehrin inşa edilmesini bir dua formatında dile getiriyor.

Padişah hem o saygın ve sevilen temsilcinin hatırı için hem de arkasındaki o büyük desteğin hatırına, o büyük ve önemli talebi kabul edip yeni bir şehrin inşasının sözünü veriyor.

O padişah Allah azze ve celledir, o şehir bu dünyadır, o şehir ahalisi insanlar ve cinlerdir, o temsilci Peygamber Efendimizdir (a.s.m), o talep edilen şey beka ve sonsuz hayattır, o imza ve kısa notlar ise dua ve salavatlardır. İman eden müminler Peygamber Efendimize (asm) ne kadar ittiba ede ne kadar salavat ile elini güçlendirirse o nispette Peygamber Efendimiz (a.s.m) ehli imana şefaat edecektir.

Peygamber Efendimizin (asm) gerek şahsi makamı ve ibadeti, gerek ehli imanın dua ve salavat ile ona manevi güç vermesi, gerek "Sebep olan işleyen gibidir." sırrınca bütün müminlerin sevaplarının onun hanesine yazılması vesaire gibi faktörler, Onun hem insanlar nezdinde hem de Allah nezdinde tam bir vekil tam bir temsilci olmasını sağlamıştır. Onu muazzam bir manevi makama çıkarmıştır, bu makamın adı "Habibullah ve Makam-ı Mahmud"dur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...