"Tuba-i cennet" ve "Zakkum-u cehennem" kavramları ile "Demek, iman bir manevi tûbâ-i cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise manevî bir zakkum-u cehennem tohumunu saklıyor." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tûbâ, kelime olarak “tayyib” kelimesinden türetilmiştir. En güzel, en hoş, en iyi, temiz ve güzel kokular manasına gelir.

Bir ayette mealen şöyle buyrulur:

“İman edip güzel amel işleyenler için Tûbâ ve varılacak güzel yurt vardır.” (Ra’d,13 / 29)

Ayette geçen "tûbâ" kelimesine “cennet” mânası verildiği gibi, “cennette bir ağaç” mânası da verilmiştir.

Tûbâ ağacının mahiyetini hadis-i şerifler ile beyan edelim:

“Tûbâ cennette bir ağaçtır. Büyüklüğü yüz yıllık yer tutar. Cennet elbiseleri de onun tomurcuklarından yapılır.”(1)

“Cennette bulunan herkesin bir ağacı vardır. Bu ağacın adına tûbâ denir. Onlardan herhangi biri üstüne elbisesini giymek istediği zaman, o ağacın yanına gider. Oraya gittikten sonra ağacın çiçekleri açılır. Bunların içinden elbise çıkar. Bu çiçekler esas olarak altı renk olup bunların her biri dahi yetmiş renge sahiptir. Bu renklerden meydana gelen elbise, ne renk ne de şekil olarak birbirlerine benzerler. O kimse, bunlardan hangisini isterse onu alır.”(2)

Müfessir Kurtubî, Tûbâ'nın cennette bir ağaç olduğu görüşünü tercih eder ve: "Sahih olan görüş,Tûbâ'nın bir ağaç olduğudur." der.(3).

Buharî ve Müslim, Sehl İbn Sa'd'dan rivâyet ettiklerine göre Resul-i Ekrem Efendimiz (sav.) şöyle buyurmuştur:

"Cennette (tûbâ denilen) bir ağaç vardır ki, bir süvari onun gölgesinde yüz sene gezse, onun gölgesini asla bitiremez.”

Mezkûr ayette geçen Tûbâ'ya güzellik, hayır anlamını verenler de olmuştur.

Zakkum; Yemen’in Tihame bölgesinde yetişen küçük yapraklı, acı, yakıcı, pis kokulu, siyah, son derece çirkin, bir ağaçtır. Cilde temas ettiğinde ölüme götürebilecek ölçüde yara açar.

Zakkum, “Cehennemde bulunan iğrenç yiyecekler” ve “ehl-i cehennemin meyvesini yiyeceği ağaç” manalarına gelir.

Şu ayetlerde zakkum ağacı şöyle nazara verilir:

"Nasıl ziyafet olarak bu mu hayırlı, yoksa o zakkum ağacı mı? Ki biz onu zalimler için bir fitne kıldık. O, cehennemin kökünde çıkan bir ağaçtır. Tomurcukları şeytanların başları gibidir. Şüphesiz onlar ondan yiyecekler ve karınları ondan dolduracaklardır. Sonra onlara, bunun üzerine kaynar sudan bir içecek var..." (Saffat, 37/62-66)

"Şüphesi o zakkum ağacı günahkâr yemeğidir. Maden tortusu gibi olup, kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar." (Duhan, 44/43-46)

Ehl-i cehennem, açlıklarından zakkum gibi en nâhoş bir yiyecekten yemeye mecbur kalacaklar; susuzluklarından kanmaz develerin içişi gibi içeceklerdir.

Kısacası, zakkum cehenneme münasip bir ağaçtır. Cennette her şey güzeldir ve keyif vericidir. Cehennemde ise, bunun tam aksine her şey çirkindir ve ızdırap kaynağıdır.

Zakkum ağacının da -keyfiyeti meçhulümüz olmakla birlikte- bir azap kaynağı olduğu anlaşılmaktadır.

Şecere, ağaç demektir ve Risale-i Nur'da çokça kullanılan bir kelimedir. Risale-i Nur'da şecere en çok kâinatın geneli için kullanılan bir tabirdir. Bunun haricinde amel ve ibadetin mertebelerini ifade için yine ağaç örneği verilir. Çekirdekten tut tâ ağaca kadar iman ve ibadette mertebeler var, diye hakikate temsil olarak getiriliyor.

Tûbâ ağacı, lezzetin ve sürurun kaynağı olduğu gibi; zakkum ağacı da elemin ve azabın madenidir.

İşte imanın manevî bir tûbâ-i cennet çekirdeğini taşıması, imanda tûbâ ağacının lezzeti gibi bir lezzetin olmasıdır. Küfrün manevî bir zakkum-u cehennem tohumunu saklaması ise, küfürde zakkum ağacının meyvesi gibi bir acının ve elemin olmasıdır.

Tûbâ ve zakkum arasında şu mukayeseyi de yapabiliriz:

İyiyi ve güzeli tuba ağacı temsil eder, kötülüğü ve çirkinliği ise zakkum ağacı. Merhamet ve sevgi erleri tûbâ ağacının meyvesinden yemişler, düşmanlık ve kin duygularıyla dolup taşanlar ise zakkum ağacının acı suyundan içmişlerdir. Tûbâ bir cennet ağacı olması hasebiyle güzellikte, itaatte ve imanda çiçekler açmış, meyve vermiş; zakkum ise bir cehennem ağacı olduğu için ateşte, isyanda ve anarşide zehirli dikenler vermiştir.

Hizmet erlerinin bütün çırpınışları ise, insanların tûbâ-ı cennete giden o ulvî yola uymaları içindir.

Üstadımız Meyvenin Üçüncü Meselesinde şöyle buyuruyor:

“Mesela, senin gayet sevdiğin bir tek evladın sekeratta ölmek üzere iken ve me’yusâne elim ebedî firakını düşünürken, birden Hazret-i Hızır ve Hakîm-i Lokman gibi bir doktor geldi, tiryak gibi bir macun içirdi. O sevimli ve güzel evladın gözünü açtı, ölümden kurtuldu. Ne kadar sevinç ve ferah veriyor, anlarsın!"

"İşte, o çocuk gibi sevdiğin ve ciddi alâkadar olduğun milyonlar sence mahbup insanlar, o mazi mezaristanında, senin nazarında çürüyüp mahvolmak üzere iken, birden hakikat-i iman, Hakîm-i Lokman gibi, o büyük idamhâne tevehhüm edilen mezaristana kalb penceresinden bir ışık verdi. Onunla baştan başa bütün ölüler dirildiler ve 'Biz ölmemişiz ve ölmeyeceğiz, yine sizinle görüşeceğiz.' lisan-ı hâl ile dediklerinden aldığın hadsiz sevinçler ve ferahları, iman bu dünyada dahi vermesiyle ispat eder ki, iman hakikati öyle bir çekirdektir ki, eğer tecessüm etse bir cennet-i hususiye ondan çıkar, o çekirdeğin şecere-i tûbâsı olur, dedim.”(4)

Bu bahsi, Habib-i Kibriya Efendimiz (asm)'in zakkum ağacı hakkındaki bir hadis-i şerifleri ile tamamlayalım:

"Eğer zakkumdan dünyaya tek damla damlatılacak olsa, bu dünya ehlinin yiyeceklerini ifsat ederdi. Öyleyse, yiyecek ve içeceği zakkumdan olan ehl-i cehennemin hâli ne olur!"(5)

Dipnotlar:

(1) bk. Ramuz el-Ehadis-2, s. 313/7.
(2) bk. Abdulkadir Geylani, Gunyetu't-Talibin.
(3) bk.
Kurtubî, IX, 317.
(4) bk. Şualar, On Birinci Şua, Meyvenin Üçüncü Meselesi.
(5) bk. Tirmizî, Cehennem 4, 2588.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

yadigarklkaya

Tohum, bir meyve kuruyup çürüdükten sonra elde edilir, yani meyve çürüyüp zayi olmadan tohum olmaz, ancak çekirdek, henüz canlı ve yaş olan meyvedekine denir. Yani mümin imanıyla Rabbinin esmasını tecelli ettirirken, hem tazeliğini muhafaza ediyor, zayi olmuyor hem de çekirdeği taze ve canlı kalıyor. Ancak kafir hem bu dünyada o canlı meyveyi zayi ediyor, faydalanamıyor, haşirde zakkumu meyve verecek bir tohuma dönüşüyor. Hem çekirdek meyvesiz olmaz, yani mümin öldükten sonra da hayır cihetinde amel defteri kapanmaz, ama tohum kurudur, bir meyvesi yoktur, ancak uygun şartlar vuku bulduğunda meyve verebilir, gibi bir yorum da yapabiliriz?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
harunerkoc
Çekirdek Meyve veren ağaçların tohumlarına verilen addır Elma Ağacının çekirdeği,Şeftali çekirdeği gibi.Tohum ise meyvesiz ağaçlarınkine denir.Çam tohumu,Göknar tohumu gibi.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
şayeste
uslubunuz cok güzel anlatımınız cok iyi anladım tesekkür ederim :)
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...