"Es-sebebü ke’l-fâil" sırrı ne demektir, örneklerle izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Es-sebebü ke’l-fâil" ibaresinin manası, “Sebep olan işleyen gibidir.”
Bir kimse birisinin namaz kılmasına vesile olsa, o şahsın namazdan aldığı sevabın bir katı da o sebep olan şahsa yazılır. Bu kaideye göre, ilk sahabeden, kıyametten önceki son Müslümana kadar, bütün müminlerin işledikleri hasenatın bir misli Peygamber Efendimize (asm) yazılmaktadır.
Peygamberimize (asm) getirilen salavatlar rahmet duası manasınadır. Getirilen her salavat ve yapılan her hayırlı iş, Allah Resulünün manevi kemalatına yardım hükmüne geçer. Üstadımızın da buyurduğu gibi "Umum ümmetinin salavatı onun manevi kemalatına imdat” (bk. Sözler, Otuz Birinci Söz, Üçüncü Esas.) vermektedir. Yani onun (asm.) manevi kemalatı her gün hatta her an ziyadeleşmektedir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
"İmdat", bu bağlamda nasıl anlaşılır?
Karanlıkta ışık,
Susuzlukta su,
Yolculukta destek nasıl “imdat” ise,
Mânevî terakki için gelen salavatlar ve ümmetin hasenâtı da onun manevi mertebesini besler, adeta manevî kemâlâtına imdat olur.
Bir misalle:
Nasıl ki bir padişahın yaptığı bir iyiliğin, tebaanın sürekli teşekkür ve medhiyle padişahın itibarı yücelir,
Aynı şekilde:
Ümmetin salavatları ve hasenatları, Resul-i Ekrem’in (asm) ruhânî âlemdeki makâmına devamlı bir terakki ve tekâmül vesilesi olur.
Bu durum hem Allah katında hem de ümmetin nazarında Hz. Muhammed’in (asm) itibarının,prestij inin, şeref ve makamının artmasına vesile olur.
Bu nasıl gerçekleşiyor?
1. Allah katındaki makamı:
Her salavât, her ibadet, her ümmet ferdi tarafından yapılan güzel ameller,
Sebep olan, yapan gibidir (es-sebebü ke’l-fâil) sırrınca, onun (asm) mizanına yazılır.
Böylece o zâtın manevî derecesi daha da terakki eder.
2. Ümmet nazarındaki itibarı:
Her salavatla, her hatırlamayla,
Müslümanların gönlünde onun sevgisi, itibarı ve bağlılığı artar.
Her asırda yeniden kalplerde dirilir, manevî şahsiyeti yücelir.
Manevî döngü:
Ümmet onun yolundan gittikçe,
Salavat getirdikçe,
Onun getirdiği Kur’an’ı yaşadıkça;
Hem ümmet yükselir, hem Peygamberin manevî itibarı daha da parıldar.