"Esbab, ancak ve ancak kudretin izzetini, rububiyetin haşmetini izhar için vaz edilmiş birtakım vasıtalardır." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sebeplere riayet edilmesi fıtratın bir kanunudur. Ağaç dikmeden meyveye kavuşmak mümkün değildir. Ancak bu sebeplere bakıldığında “Müessir-i Hakikî zihne ve fikre gelmelidir.” Bunların, o mucize eserleri yapamayacakları düşünülmeli ve Müessir-i Hakikinin (gerçek tesir sahibinin) ancak Cenâb-ı Hak olduğu hiçbir zaman unutulmamalıdır. Eğer sebepler olmasa Allah’ın sonsuz, mutlak ve muhit isim ve sıfatlarını anlayamayacaktık.

Mesela, hastalıklar ve ilaçlar olmasa Şâfî ismini anlayamayız, açlık ve rızıklar olmasa Rezzak ismini anlayamayız. İlaçlar ve nimetler Allah’ın Rezzak ve Şafî isimlerini gösteren vesilelerdir. Kâinattaki bütün sebepler de Allah’ın isim ve sıfatlarını gösteren birer ayna ve vasıtadırlar.

Allah âdetullah muktezası her neticeyi bir sebebin eliyle yaratmıştır. Cenab-ı Hak, ağacı meyveye, arıyı bala, koyunu süte, tavuğu yumurtaya, anne ve babayı da çocuğa vesile kılmıştır. Hz. Âdem’i ana-babasız, Hz. İsa’yı da babasız yaratan sonsuz kudret sahibi Allah, isteseydi ağacı da aradan kaldırır, meyveleri gökten yağdırırdı. Ama bunlarda nice derin sırlar, bilmediğimiz nice hikmetler vardır; asıl maksat ise esmâ-i İlâhîyenin tecellileridir. Ağacın bütün planını çekirdeğe yerleştirmek ayrı bir san’at, çekirdeği açıp ondan ağaç, dal, budak, yaprak, çiçek ve meyve yaratmak ayrı san’attır. Bunları her birinde ayrı esmâ tecelli eder.

Bu dünyada hikmet hâkim olduğundan nimetler sebepler vasıtasıyla bize ulaşıyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...