Block title
Block content

Esmâ-i hüsnânın iktiza ettikleri ahkâmları ve o ahkâmın tenasübünü açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Esma-i hüsna, “en güzel isimler” demektir. Bununla Allah’ın isim ve unvanları kastedilir.

 

Âlemin yaratıcısı, bir “mevcud-u meçhuldür.”(1) Gündüz vakti her yeri ışığıyla dolduran ve aynalarda parıltıları görülen Güneşi, o ışıkla ve aynalardaki tecellileriyle tanımaya çalışmamız misali, o “Ezel Güneşini”, varlık aynalarındaki tecellileriyle bir derece tanıyabilmekteyiz. Ayrıca, Onun kendisini Kur’an'da bildirdiği gibi bilebilmekteyiz. Yüce Allah Kur’an'da kendisini esma-i hüsna ile tanıtır. Bu isimler, “Onun kemâlâtının unvanlarıdır.”(2)

 

Kur‘an-ı Kerîm’i okuduğumuzda, başından sonuna kadar Allah’ın isimleriyle dolu olduğunu görürüz. Kur'an'da

“En güzel isimler Allah’ındır. O halde Ona onlarla dua edin.”(3)

buyrulur. Esma-i hüsna Kur'anda birbiriyle uyumlu, birbirini tamamlayacak ve teyit edecek bir şekilde yer almıştır.

 

Misal olarak hırsızlık suçunun cezasıyla alâkalı şu âyetlere bakabiliriz:

“Yaptıklarına bir ceza ve Allah’tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere, hırsız erkek ve hırsız kadının ellerini kesin. Allah, Azîz-Hakîm’dir.”

 

“Her kim zulmünün arkasından tövbe edip durumunu düzeltirse, şüphesiz Allah onun tövbesini kabul eder. Çünkü Allah, Ğafur-Rahîm’dir.”(4)

Meşhur lügat âlimi Esmaî, bu âyetlerle ilgili bir hatırasını şöyle anlatır:

Bir gün, "hırsız erkek ve hırsız kadının ellerini kesin..."(5) âyetini okuyordum. Yanımda bir bedevi vardı. Âyetin sonunu, yanılgıyla "Allah Ğafûr-Rahîm'dir" şeklinde bitirdim.

Bedevi dedi: Bu kimin kelâmı?

Dedim: Allah'ın kelâmı.

Dedi: Bu Allah'ın kelâmı değil. Tekrar oku!

Doğrusu aklıma geldi. "Allah Aziz - Hakîm'dir" şeklinde okudum.

Dedi: İşte bu Allah'ın kelâmı.

Kendisine sordum: Kur'an'ın hâfızı mısın?

Dedi: Hayır.

Dedim: Öyleyse hata ettiğimi nereden anladın?

Dedi: Allah Azîz'dir, hükmeder ve eli keser. Şayet bağışlasa, merhamet etse, elin kesilmesine hükmetmezdi.(6)

Bir de şu inceliğe bakalım:

 

Hz. İbrahim, bir duasında şöyle der:

“Ya Rabbi, beni ve evlatlarımı putlara tapmaktan koru. Ya Rabbi, o putlar pek çok insanı yoldan çıkardı. Artık kim bana tabi olursa, o bendendir. Kim de bana isyan ederse, Ya Rabbi şüphe yok ki sen Ğafur-Rahîm’sin.”(7)

Hz. İsa ise, mahşerde tevhidden teslise sapan kendi ümmeti hakkında şöyle der:

“…Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, yine şüphe yok ki sen Azîz-Hakîm’sin.”(8)

Hz. İbrahim, duasının sonunu Ğafur-Rahîm isimleriyle bitirdiği gibi, Hz. İsa da bitirebilirdi. Ancak Hz. İsa’nın bu duası mahşerdedir ve orası ilâhi adaletin ve azametin tam bir tecelligahıdır. Bundan dolayı Hz. İsa’nın Allah’ın Azîz-Hakîm isimlerini zikretmesi hikmete daha muvafık olmuştur.

 

Dipnotlar:

 

(1) Nursi, Mesnevi, s. 258.

(2) Nursi, Sözler, s. 682.

(3) A’raf, 180.

(4) Maide, 5/38-39.

(5) Maide, 5/38-39.

(6) Sabûnî I, 342.

(7) İbrahim, 14/36.
(8) Maide, 5/118.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Üçüncü Şule, Üçüncü Ziya | Yazar: Şadi EREN ( Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 710 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...