"Evet, hadsiz mahlûkatta ve nihayetsiz bir kesrette vahdet sikkeleri, mütedahil daireler gibi, en büyüğünden en küçük sikkeye kadar envâı ve mertebeleri vardır." Misal verir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Güneş'in okyanus üstündeki yansımasını görebilmek için, ya okyanusu ihata edecek yüksek bir mevkie çıkmak gerekir ya da onu görecek kadar büyük bir göz lazımdır. Ama damladaki güneşin yansımasını herkes kolayca ve rahatlıkla görebilir.

Okyanus ile damladaki yansımanın mahiyeti aynıdır, fark sadece azamettedir. Okyanus, Güneşi haşmetli bir şekilde yansıtırken, damla çok küçük, ama daha okunaklı bir şekilde yansıtıyor. Güneşi bilmek, ısısını, renklerini tanımak isteyen birisi damlaya baksa yeterlidir.

İşte kâinat okyanus, Güneş Allah’ın isimleri, yansıma ise bu isimlerin kâinattaki tecellileridir. Damla ise kâinatın üzerinde tecelli eden isimlerin cüzlerde va cüz’ilerde de tecelli etmesini temsil ediyor. Mesela, Fettah isminin küçük bir çiçeğin açılmasındaki tecellisi bir damla ile temsil edilirse, bütün çekirdeklerde, tohumlarda, yumurtalardaki tecellisi deniz gibidir. Bütün kâinatın üstündeki tecelli vahidiyet, bir cüzün üstündeki tecelli ise ehadiyettir. Nevdeki vahdet mühürleri vahidiyet, bu nevin bir ferdinde tecelli eden vahdet mühürleri ise ehadiyet ile ifade ediliyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...