Dördüncü Sır

İçerikler


  1. Hitab-ı iyyake nabudu'nun sırr-ı ehadiyetle nasıl bir alakası vardır?

  2. Hitab-ı iyyakena’büdü demekle, herkese kâfi gelmeyen; kesret-i mahlûkattaki vahidiyet tecellisini nasıl anlamalıyız?

  3. “İyyake na’büdü ve iyyake nestain / Biz yalnız sana ibadet ederiz ve ancak senden yardım dileriz.” ifadesinde neden çoğul kipi kullanılmıştır?

  4. "Hadsiz kesret içinde vâhidiyet tecellîsi, hitab-ı iyyakenabudu demekle herkese kâfi gelmiyor. Fikir dağılıyor..." İzah eder misiniz, neden bu ayet için "Küre-i arz vüs’atinde bir kalb bulunmak lâzım geliyor." denilmiş?

  5. Kur'an-ı Kerim'in en dakik bir cüziden bahsetmesinin sebebi, zahir bir surette hatem-i ehadiyetin herkes tarafından görülmesidir. Hakikaten herkes her cüzide bu hatemi okuyabilme özelliğine sahip midir?

  6. "Evet, hadsiz mahlûkatta ve nihayetsiz bir kesrette vahdet sikkeleri, mütedahil daireler gibi, en büyüğünden en küçük sikkeye kadar envâı ve mertebeleri vardır." "Vahdet envaı ve mertebeleri"nden kasıt nedir, misal verir misiniz?

  7. "Sikke-i ehadiyete nazarları çevirmek ve kalpleri celp etmek için, o sikke-i ehadiyet içerisinde rahmet sikkesini ve rahimiyet hatemini koymuştur." cümlesinden neler anlamalıyız?

  8. Herkes her mertebede "iyyakena’büdü ve iyyakenestain" diyebilir mi?

  9. "İyyake na’büdü ve iyyakenestain"deki hakiki hitaptan maksat nedir? Bu hitabın hakikisi olduğu gibi, surisi de olabilir mi?

  10. Besmele'nin, Fatiha'nın fihristesi ve Kur’an’ın mücmel bir hülasası olması, ne demektir? Bu hülasalığın, kesret içinde tecelli eden ehadiyet hakikati ile münasebeti var mıdır, var ise nasıldır?

  11. "Bu ünvanı eline alan, rahmetin tabakatında gezebilir." Buradaki “rahmet tabakaları” ne demektir, açar mısınız?

Yükleniyor...