"Evet, nasıl ki beşer bir ümmettir; kelam sıfatından gelen şeriat-i İlahiyenin hameleleri, mümessilleri, mütemessilleridir. Öyle de melâike dahi muazzam bir ümmettir ki, onların amele kısmı irade sıfatından gelen..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Mümessil; temsil eden manasına gelir.

Mütemessil ise, bir şeye benzeyen ve bir şeyin suretine giren, temessül eden, o hükümlerin manasını kendinde gösteren demektir. Melekler vekâlet ettiği şeyin suretine giriyor ve ona benziyorlar demektir. Mesela, Güneş'e vekâlet ve nezaret eden melek Güneş'in şekline bürünür.

Her mevcuda vekâlet eden melek, vekâlet ettiği mevcudun mahiyeti ile vasıflanır. Mesela, bir yağmur damlasına vekâlet eden melek, yağmur damlası gibi küçük bir melektir. Bir ağaca vekâlet eden melek ise, ağacın bütün dallarını, yapraklarını ve meyvelerini temsil edecek bir şekle sahip olmak gerekir ki, Üstad Hazretleri bunu "kırk bin başlı melek" şeklinde tasvir ediyor.

Hükümler, emir ve yasaklar birer manadırlar, bunları uygulayan kimseler onları temsil etmiş olurlar ve böylece o emir ve yasaklar o kimselerde temessül etmiş ve o kişiler o hükümlere mütemessil olmuş olurlar. Mesela, Cebrail aleyhisselâm Allah Resulü (asm.)'ın huzurunda sahabeden Dıhye suretinde temessül etmiştir.

Bir başka misal: Sahabeden bir zatın rüyasında süt görmesini Allah Resulü (asm.) ilim olarak tabir etmiştir. İlim bir sıfat iken rüya âleminde süt olarak temessül etmiş ve rüyadaki süt, ilmi temsil etmekle onun mütemessili olmuştur.

İnsanlar, Kur’ân-ı Kerîm’de beyan edilen ilahi hükümlerin hameleleri, yani onları tatbik etmekle mükellef kimselerdir. Mesela, namaz kılan bir insan, Kur’an’ın namaz emrini yerine getirmekle, onun mütemessili olmuştur. Yani o emir namaz kılan kişide kendini göstermiş, temessül etmiştir.

İnsanlar, kelam sıfatından gelen emirlerin hameleleri ve mümessilleri oldukları gibi, meleklerin amele olan kısmı da irade sıfatından gelen tekvinî şeriatın hameleleridirler. Mesela, dünyanın dönmesine müekkel olan melek, o işe nezaret etmekle kendi ibadetini yapmış olur. O emri imtisal etmesi cihetiyle de o emrin mütemessili olur.

Meleklerin amele kısmında, yani bir iş yapmakla vazifeli olanlarında bu temessül, yaptıkları işin mahiyetine göre çeşitlilik arz eder.

Şeriat-ı tekvinî, kâinattaki bütün kaide ve kanunlarındır. Suyun kaldırma kuvveti, yer çekimi, med- cezir hadisesi, soğuğun üşütme, sıcağın yakma hususiyetleri hep birer kanundur.

Allah bu kanunlara vekâlet ve nezaret edecek birer melek vazifelendirmiştir. Mümessil de kelime olarak vekâlet eden, temsil eden manasına geliyor

Öyle ise, kâinatın umumuna vekâlet eden meleğin mahiyeti kâinat gibi olmak iktiza eder. Kâinat ise arş ve kürsi yanında bir toz zerresi gibi kalıyor; öyle ise arşa ve kürsiye vekâlet eden meleğin büyüklüğü ve azametini aklın alması mümkün değildir.

Üstadımız bu inceliğe şu şekilde işaret etmektedir:

"Hem mesela küre-i arz, küre-i arzın nevileri adedince başlar ve o nevilerin fertleri sayısınca diller ve o ferdlerin aza ve yaprak ve meyveleri miktarınca tesbihatlar yaptığı için, elbette o haşmetli ve şuursuz ubudiyet-i fıtriyeyi bilerek, şuurdârâne temsil edip dergâh-ı İlâhiyeye takdim etmek için, kırk bin başlı ve her başı kırk bin dil ile ve her bir dil ile kırk bin tesbihat yapan bir melek-i müekkeli bulunacak ki, ayn-ı hakikat olarak Muhbir-i Sadık haber vermiş." (1)

1) bk. Şualar, On Birinci Şua, On Birinci Mesele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

karolin

Melaike nasıl sıfat-ı iradeden geliyor, halbuki Melaike de varlıktır ve Kudret sıfatı ile vücuda gelmişlerdir. Melâikenin Sıfat-ı iradeden gelmesi ne anlam ifade ediyor?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

İrade sıfatından gelen şeriat-ı tekvîniyedir melekler ise bu yaratılış kanunlarının taşıyıcısı ve temsilcisi oluyorlar. Mesela suyun kaldırma kanunu irade sıfatının bir tecellisidir melekler ise bu tecellinin mümessili ve hamelesi hükmündedirler.

Meleklerin bu tarz soyut kanunlara mümessil ve hamele olmaları yine İlahi irade ve kudretin emir ve yaratması ile olmaktadır. İnsan nasıl kendi fiillerinin yaratıcsı değilse meleklerde bu işlerinin yaratıcısı değildirler her şeyin emir ve yaratılması İlahi irade ve kudrete bakar onun ile kaimdir.

Diğer bir husus meleklerin ruhları alem-i emir ve iradeden geliyor dolayısı ile meleklerin irade sıfatından gelmesi gayet normal bir durum oluyor insanların ruhları da hakeza irade sıfatı ile kaim bir kanun-u İlahi oluyorlar.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karolin

meleklerin ruhları alem-i emir ve iradeden geliyor dolayısı ile meleklerin irade sıfatından gelmesi gayet normal bir durum oluyor.. diyorsunuz. 

Halbuki ruh da yaratılmıştır. O zaman irade değil, kudretten yani Kadir isminden ortaya çıkması gerekir. 

Tüm yaratılmışlar, Allahın iradesi ile ama kanundan ziyade kudrete vücuda gelmişler. 

İlim irade Kudret, üçü de etkili ama burada iradeyi nazara vermesini anlayamadım. İlim ve Kudret de sözkonusu

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Ruhta esas olan irade sıfatıdır bu yüzden ruhun kayyumu irade sıfatı oluyor. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Adem68474

Meleklerin AMELE KISMINDAN başka hangi nevleri vardır,izah EDERMİSİNİZ

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Melekler “nur”dan yaratılmış, latif mahluklardır. “İmtihan”a tabi olmadıkları için makamları sabittir. Yalnız ilahi emirlere itaat ederler. Daima hayır işler, verilen emrin dışına asla çıkmazlar. Şerre kabiliyetleri yoktur.

Kâinattaki maddi, manevi hemen bütün işlerde görevlidirler. Her varlığın müekkel yani kendisine vekil kılınmış bir melaikesi vardır. Yaptıkları işlerin önemine göre dereceleri de birbirinden farklıdır. En büyükleri Hazreti Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail aleyhimüsselamdır. Güneş ve benzeri yıldızların birer müekkel melaikesi olduğu gibi, her bir yağmur tanesinin de birer melaike ile taşındığı hadislerde anlatılmaktadır.

Daima insanla beraber bulunan melekler vardır. Bunların bir kısmı, insanların sevaplarını ve günahlarını yazarlar. Bunlara “kiramen katibin” denir. İnsan, tek başına kaldığı zaman bile yalnız değildir, bu meleklerle birliktedir. Bu mübarek arkadaşların varlığını iman ile hisseden adam asla yalnızlık çekmez.

Bizimle ilgili meleklerden biri de Azrail (as)'dir. O, dünya hayatındayken, ölüm anında görebileceğimiz tek melektir. En kıymetli varlığımız olan ruhumuzu emaneten alır, berzah alemine götürür. O korkulmaya değil, sevilmeye layık emin bir emanetçidir.

Kabir âleminde bizi iki melek karşılar: Münker ve Nekir. Bir yaklaşıma göre “münker ve nekir” bir melek türünün ismidir ki, her adamın kabrine bunlardan ikisi gönderilir. İmana ve ibadete dair sorular sorarlar. Verilecek cevaba göre kabir azabı veya saadeti başlar. Hayatı, iman dairesinde istikametle geçmiş bir insan için, bu iki melek kabirde “nurani birer arkadaş”tırlar. Onu kabrin yalnızlığından ve dehşetinden kurtarır, ferahlandırırlar.

Büyük meleklerden olan Cebrail aleyhisselam ise, Cenab-ı Hakk'ın, kullarına emir ve yasaklarını bildirir; haberler getirir. Güvenilir bir elçidir.

İsrafil aleyhisselam, “yeniden hayat verme” fiilinde görevlidir. Rabbimizin “hayat verme” ile ilgili emir ve iradesini uygular. Özellikle bahar aylarında görülen dirilişte “Muhyi” isminin tecellisine vesile olur. Ölümden sonraki dirilişimizde de yine bu melek görevlidir.

Mikail aleyhisselam ise, rızkların yetiştirilmesinde ve dağıtılmasında ilahi emirleri uygulayan bir büyük melektir.

Burada adını andığımız büyük melekler, aynı görevi yapan melek türlerinin reisleri hükmündedirler. Mesela, İsrafil aleyhisselam “diriliş” emrini icra eden meleklerin kumandanıdır. Azrail aleyhisselam, “imate” yani “öldürme” emrini yerine getiren melek taifesinin başıdır...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Adem68474

Yukarıda izah edilen Melek nevleri hep AMELE KISMINDAN olmuyor mu...?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Mesela İsrafil (as) kumandan onun emrinde çalışanlar amale oluyor. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...