Block title
Block content

Birinci Maksat, İkinci Esas

İçerikler

  1. "Kuvay-ı sariye" ne demektir?

  2. "Hükema-i işrakiyyun" kavramını izah eder misiniz, lügata baktığımızda Hükema-i İşrakiyyun kelimesi, ehl-i şirk olan manasında verilmiştir. Acaba burada tezatlık var mıdır? Yoksa benim gözümden kaçan noktalar var mı?

  3. Melekler olmazsa, vehmi emirler bu kadar işleri yüklenemez, deniyor. Ancak Allah'ın meleklere ihtiyacı yok ki, "Bu kainattaki hayattar faaliyetler meleklerin vücuduna delalet eder." diye hükmedelim?

  4. "Hattâ, maddiyatta çok ileri giden hükema-i işrâkıyyunun meşâiyyun kısmı, melâikenin mânâsını inkâr etmeyerek,.." Meşaiyyun ile İşrakiyyun arasındaki fark nedir?

  5. "Onları temsil edecek, onları gösterecek, onların dizginlerini ellerinde tutacak melâike denilen ibâdullah olmazsa, o namuslara, o kanunlara bir vücut taayyün edemez, bir hüviyet teşahhus edemez, bir hakikat-i hariciye olamaz." Burada ne denmek isteniyor?

  6. "Onları temsil edecek, onları gösterecek... melaike denilen ibâdullah olmazsa, o nâmuslara, o kanunlara bir vücud taayyün edemez..." ifadesi ile "mabud-u ezelinin şeriat-ı fıtriye-i kübrasının, manevi ve yalnız vücud-u ilmisi bulunan ahkamlarını ve düsturlarını, birer mevcud-u harici ve maddi birer madde tahayyül ederek, kudret-i ilahiyenin yerine, o ilim ve kelamdan gelen ve yalnız vücud-u ilmisi bulunan o kanunları ikame etmek..." ifadeleri çelişmiyor mu?

  7. Kainattaki kuvvetler varsayım mıdır?

  8. Kainatta cereyan eden kanunlar ve kuvvetlerden "itibarî emir" olarak bahsediliyor; bu tam olarak ne demektir? Güneş ve dünya arasındaki cazibenin herhangi bir varlığı yok mu? Bu konuda geniş bilgi verir misiniz?

  9. "Hiç hatırına gelmesin ki, şu hilkatte câri olan nâmuslar, kanunlar, kâinatın hayattar olmasına kâfi gelir. Çünkü, o cereyan eden nâmuslar, şu hükmeden kanunlar, itibârî emirlerdir, vehmî düsturlardır; ademî sayılır." İzah?

  10. Herbir zerreye de mi müekkel melek vardır? Habis ruh sadece cinlerden midir?

  11. "O cereyan eden namuslar, şu hükmeden kanunlar itibarî emirlerdir, vehmî düsturlardır; ademî sayılır... Vehmî bir emir, hakikat-i hariciyeyi yüklenemez." Buranın izahını yapar mısınız?

  12. "Hayat, bir hakikat-i hariciyedir; vehmî bir emir, hakikat-i hariciyeyi yüklenemez." cümlesini izah eder misiniz?

  13. "Melâikenin vücuduna ve ruhanîlerin sübutuna ve hakikatlerinin vücuduna bir icmâ-ı mânevî ile tabirde ihtilâflarıyla beraber, bütün ehl-i akıl ve ehl-i nakil, bilerek, bilmeyerek ittifak etmişler denilebilir." İzah eder misiniz?

  14. "Hiç hatırına gelmesin ki, şu hilkatte câri olan namuslar, kanunlar, kâinatın hayattar olmasına kâfi gelir. Çünkü, o cereyan eden namuslar, şu hükmeden kanunlar itibarî emirlerdir, vehmî düsturlardır; ademî sayılır..." Bu paragrafın izahı nasıldır?

  15. "Hükema-i işrakıyyunun meşâiyyun kısmı, melâikenin mânâsını inkâr etmeyerek 'Her bir nevin bir mahiyet-i mücerrede-i ruhaniyeleri vardır.' derler..." Melaikenin vekalet ve nezaret vazifelerinin mahiyetini bilebilir miyiz, bilgi verir misiniz?

  16. İşrâkıyyun, melekül-cibal, melekül-bihar, melekül-emtar, meşâiyyun, erbâbü'l-envâ, ukul-u aşere kavramları ile "Herbir nevin bir mahiyet-i mücerrede-i ruhaniyeleri vardır..." cümlesini açıklar mısınız?

  17. "Melâike dahi muazzam bir ümmettir ki, onların amele kısmı irade sıfatından gelen şeriat-i tekvîniyenin hamelesi, mümessili ve mütemessilleridirler." Melaikenin "mümessil" ve "mütemessil" olması ne demektir?

  18. "Her bir yıldız, melaikenin mescididir." deniliyor. Bu ne demektir, açıklar mısınız?

  19. "Evet, nasıl ki beşer bir ümmettir; kelâm sıfatından gelen şeriat-i İlâhiyenin hameleleri, mümessilleri, mütemessilleridir." cümlesini açıklar mısınız?

  20. Arş ve kürsi mahluk mu? Bütün mahlukat kainat kapsamına girer mi? "Kainata müekkel melek" derken, tam olarak kastedilen mana nedir?

  21. "Melâike dahi muazzam bir ümmettir ki, onların amele kısmı irade sıfatından gelen şeriat-i tekvîniyenin hamelesi, mümessili ve mütemessilleridirler." Melekler nezaret ettikleri şeyin şekline mi giriyorlar, şekilleri nasıldır izah eder misiniz?

  22. "Hem madem, zâhir olan âlem-i şehadet, câmid ve teşekkül-ü ervâha nâmuvafık olduğu halde, bu kadar zîruhlarla tezyin edilmiş. Elbette, vücut ona münhasır değildir..." Bu cümleleri devamıyla izah eder misiniz?

  23. "Hem madem, denizin balığa nisbeti gibi, ervâha muvafık olan âlem-i gayb ve âlem-i mânâ ervahlarla dolu olmak iktiza eder..." Devamıyla birlikte izah eder misiniz?

  24. "Melâike, ecsâm-ı lâtife-i nuraniyedirler. Muhtelif nevilere münkasımdırlar. Evet, nasıl ki beşer bir ümmettir; kelâm sıfatından gelen şeriat-i İlâhiyenin hameleleri, mümessilleri, mütemessilleridir..." İzah eder misiniz?

Yükleniyor...