"Ey insan! Bir abdim, heva-i nefsini terk ettiği için havaya bindirdim." Buradaki "heva-i nefsini terk ettiği için" ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sebe’ suresinde şöyle buyurulur:

“Rüzgârı da Süleyman'ın emrine verdik ki, sabah gidişi bir aylık, akşam dönüşü de bir aylık yol alırdı.” (Sebe', 34/12)

Üstat Hazretleri bu ayetin mealini kaydettikten sonra ayetteki işari manayı şöyle ifade eder:

“İşte, bunda işaret ediyor ki beşere yol açıktır ki havada böyle bir mesafeyi katetsin. Öyle ise, ey beşer! Madem sana yol açıktır; bu mertebeye yetiş ve yanaş.”(1)

Süleyman aleyisselam bir peygamber olarak nefsinin boş arzularına hiç tabi olmamış, daima Allah namına hareket etmiş ve insanları irşat görevini aralıksız devam ettirmiştir.

Cenab-ı Hak da ona mükafaat olarak rüzgârı onun emrine vermiş, çok uzak mesafelere kısa zamanda gitmesini ihsan etmiştir.

Sâd suresinde haber verildiği gibi, Hz. Süleyman (a.s.) hem savaşta istifade etmek hem de daha başka gayeler için atlar hazırlanmasını ve eğitilmesini emretmişti, bazen de bu işe bizzat nezaret ediyordu. “Ben bunları nefsimin haz duyması için değil, Allah’ın dinini güçlendirmeye vesile olmalarından dolayı seviyorum.” demişti.

Hz. Süleyman (as) nefis ve hevasını tam manasıyla terk ettiği için, ona hem nebilik hem de meliklik bahşedilmiştir. Yoksa atların sevgisini terk ettiği için bu mucizeler verilmiş değildir. Zaten bir peygamberin bir şeye gönlünü kaptırması, onların ismet ve masumiyet sıfatı ile bağdaşmaz.

1) bk. Sözler, Yirminci Söz, İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...