"Ey kemâl-i gurur ile dalâlet kürsüsünde oturan! Hayatına mağrur olma. Zira o hayat, bir mugalâta ile kaimdir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey kemâl-i gurur ile dalâlet kürsüsünde oturan! Hayatına mağrur olma. Zira o hayat, bir mugalâta ile kaimdir. Şöyle ki:"

"O kürsüde oturan dâll, zeval ve fenânın dehşetini düşünüp korktuğu zaman, saadet-i ebediye ihtimaline kaçar, tekâlif-i diniyenin terkinde de âhiretin olmayacağı ihtimaline kaçar. Bu mağlâta ile her iki elemden kurtuluyor. Lâkin, kısa bir zamanda düğüm açılır, hakikat ortaya çıkar. Ne birinci ihtimal elemini izale eder ve ne de ikinci ihtimal yükünü tahfif eder."(1)

Hayatını safsata üzerine bina eden sapkın bir adam, yok olma korkusu kalp ve ruhuna dokunduğunda ahiret ihtimaline sığınarak bu korkuyu kendince def eder. Aynı adama "Madem ahiret ihtimali var, o zaman ahiretini imar edecek dinin emirlerini hayatına uygula." denildiğinde ise "Ya ahiret yoksa?" diyerek dinin emrettiği ibadet yükünü kendince savuşturuyor. Bu yolla hem yok olma korkusundan hem de ibadet yükünden kendini kurtarmış oluyor.

Bu adamın bu bakış açısı her iki durumu idare etmek anlamında mugalata ve demagoji kapsamına giriyor.

Sözlükte “yanılmak, hata etmek” anlamındaki galat kökünden türetilen mugālata (safsata), terim olarak, mantık hilelerini kullanıp dil cambazlığı yaparak muhatabı yanıltma, safsata, demagoji manasına gelmektedir.

Tabi burada muhatabı kendi kalbi ve ruhudur. Yani kişi kendi kalbini, ruhunu ve vicdanını bu ayak oyunları ile yanıltıp durumu idare etmeye çalışıyor. Ne zamana kadar, ölüm gerçeği ile yüzleşene kadar. İnsanın kalbi, vicdanı ve ruhu daima hakikati arar ve ancak hakikat ile tatmin olabilir, ama nefis ve şeytan kalp ve vicdanın bu arayışını türlü ayak oyunları ile kapatmaya çalışır ve hep kendi heva ve isteklerini dayatır.

Nefisten gelen gurur ve demagoji, insanı dalalet ve sapkınlık kürsüsüne oturtur ve bununla (iyi bir halt işlemiş gibi) mağrur olur. Ölüm gerçeği ise bu kürsüyü alt üst edip insanı müthiş bir cehennem azabına yuvarlar.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Habbe, Zeylü'z-Zeyl.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...