"Letafetli bulunan zîşuur bir sırr-ı insani, zînur bir lâtife-i Rabbâniye..." cümlesindeki "Latife-i Rabbaniye" ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Latife-i rabbaniye”; ruha bağlı olan akıl, kalb, vicdan gibi manevi cihazların her biri. Bütün duyguların sultanı olan ince bir latife.

Bedenin organları olduğu gibi, ruhun da latifeleri vardır. Kalp ve ruh için de latife-i Rabbaniye ifadesi kullanılmaktadır. Bunlara latife denilmesi ise latif olmaları, gözle görülmemeleri itibariyledir. On Yedinci Lem’a’da şöyle geçer:

“Hem senin mahiyetine öyle manevi cihazat ve latifeler vermiş ki, bazıları dünyayı yutsa tok olmaz; bazıları bir zerreyi kendinde yerleştiremiyor. Baş bir batman taşı kaldırdığı halde, göz bir saçı kaldıramadığı gibi; o latife, bir saç kadar bir sıklete, yani, gaflet ve dalaletten gelen küçük bir hâlete dayanamıyor. Hatta bazen söner ve ölür.”(1)

Üstteki ifadelerden bu latifelerin bir kısmının çok hassas olduğu anlaşılıyor. Gaflet ve dalaletten gelen haller bu latifeleri yaralıyor, hatta ölümüne bile yol açabiliyor.

Mesela, yalan söylemek insanın vicdanını rahatsız eder. Ama bir insan bunu alışkanlık haline getirdiğinde, artık yüzü kızarmaz ve bir heyecan duymadan yalan söyler hale gelir. Bu hal, ondaki dürüstlük, sadakat gibi birtakım latifelerin öldüğünün bir göstergesi gibidir.

Dipnotlar:

1) bk. Lem'alar, On Yedinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 14.780
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

mtahir42

Düsürtlük ve sadakate latife demişsiniz ama yanlış mı oldu acaba? Her gün günah için farklı bir ölüm mü oluyor? Mesela sabah namazına ilk zamanlar kalkmadığımda pişman oluyordum ama alışkanlık haline geldikçe pişman olmamaya başladım sıradan bir hale geldi. Ama diğer günahlarda aynısı olmuyor? Yani başka günaha girdiğimde daha önce olmayan hemen alarm veriyor. Ama daha önce alışılansa önemsemiyoruz maalesef. Bu konuya nasıl bakabiliriz her günah için yani? Ayrı ayrı mı oluyor?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Kalbin her günaha verdiği tepki kesinlikle aynı değildir ve süreç her günah için ayrı ayrı işler.

Bu durumu şu üç temel noktayla açıklayabiliriz:

Alışkanlık ve Kalbin Duyarsızlaşması: İlk kez işlenen veya seyrek olan bir günah, kalpte güçlü bir pişmanlık (alarm) üretir. Ancak bir günah tekrarlanıp alışkanlık haline geldikçe, o günaha karşı manevi savunma mekanizmanız zayıflar ve kalp o noktada duyarsızlaşır (sabah namazı örneğinizdeki gibi).

Her Günahın Ayrı Bir Kulvarı Olması: Bir günaha karşı duyarsızlaşmış olmanız, kalbinizin tamamen öldüğü anlamına gelmez. Farklı bir günahla karşılaştığınızda, kalbinizin o bölgesi henüz yara almadığı için alarm sistemi anında ve güçlü bir şekilde devreye girer.

Kişiye Özel Hassasiyetler: İnsanın zayıflıkları farklıdır. Kimisi ibadet ihmaline karşı çabuk duyarsızlaşırken, kul hakkı veya yalan konusunda çok hassas kalabilir. Yani her günahın kalpte bıraktığı iz ve oluşturduğu "manevi nasır" birbirinden bağımsızdır.

Özetle; kalbiniz her günah için ayrı ayrı mücadele verir. Bir yerdeki alarmın susmuş olması diğer yerlerin bittiği anlamına gelmez; aksine, çalan diğer alarmlar kalbinizin hala hayatta olduğunun ve uyanmak istediğinin en net kanıtıdır.

1
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...