"Fatih, cezaen Rum mimarının elini kestirir. Rum mimarı da Fatih aleyhine dava açar." Hadise nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Büyük bir âbidenin inşasında kullanılacak iki mermer sütunu Fâtih, bir Rum mimarına teslim eder. Mimar da Fâtih’in arzusunun hilâfına olarak, bu sütunları üçer arşın kesip kısaltır. Fâtih, cezaen, Rum mimarının elini kestirir. Rum mimarı da Fâtih aleyhine dâvâ açar. Bunun üzerine mahkemeye celp edilen Büyük Padişah, baş köşeye geçmek istemiş. Birdenbire, hâkimin şu ihtarıyla karşılaşmış: 'Oturma beyim! Hasmınla mürafaa-i şer’î olacaksın; ayakta beraber dur!'."

"Hızır Bey Çelebi; bu koca şanlı Padişah-ı maznûna, haksız el kestirdiği için, kendisinin de kısasa tâbi olduğunu ve elinin kesileceğini bildirir. Fakat, mimar kısası istemediği için, Büyük Fâtih, günde on altın tazminata mahkûm olur ve hattâ kısastan kurtulduğu için, bu tazminatı kendiliğinden yirmi altına çıkarır." (İşaratü'l-İ'caz, Bir Müdafaa, Takriz)

Fatih Sultan Mehmed Han ile Ayasofya ve İstanbul’un imarı sürecinde geçen meşhur bir tarihi olayla ilgilidir. Bu hadise genellikle Fatih'in, Atik Sinan ya da Rum Mimar “Christodoulos”a kol kestirme meselesi olarak anlatılır. Mesele sadece tarihi bir hadise değil, aynı zamanda niyet, algı ve adalet terazisiyle de değerlendirilmeye muhtaçtır.

Rum Mimar bunu herhangi bir yerde seslendirmediği ve Müslüman olduktan sonra da böyle bir itirafta bulunmadığı için böyle bir şeyin var olduğu hususunda bir şey söylemek ve ilan etmek gıybet ve iftira olur. Zira Hızır Çelebi gibi adalet timsali bir kadı bile onun haklılığına ve Sultan'ın haksızlığına hükmetmiştir. Ama belli olan şu ki, Fatih Sultan Mehmet, Mimarın Rum olduğundan böyle bir karar verdiği noktasında bir kanaate varmış ve elini bu sebepten kestirmiştir. Bu nedenle hüküm Sultan Fatih aleyhine verilmiştir.

Hadisenin Özeti: Sultan Fatih, İstanbul’u fethettikten sonra ilk büyük camiini (Fatih Camii) inşa ettirir. Bu cami, Ayasofya’dan daha ihtişamlı olmalıdır. Çünkü Ayasofya Bizans'ın sembolüydü. Rum asıllı bir mimara -ki bazı kaynaklarda “Atik Sinan” bazı yerlerde “Christodoulos”a- bu görev verilir. Bu iki ismin farklılığı ise, İslam olmadan ve olduktan sonraki isimler olmasındandır.

Olayın Düğüm Noktası:

Fatih, yapının sütunlarının dik olması gerektiğini emreder. Mimar ise, deprem ve gevşek zemin endişesiyle bu yapının dayanıklılığı için bu sütunların bir miktar kesilmesi gerektiğine hükmedip kestirir. Sultan Fatih ise, bunu Mimarın Rum olması hasebiyle Ayasofya'dan daha büyük bir yapıya tahammül etmediğinden bunu yaptırdığı zannına kapılır. Bunun neticesinde; Fatih öfkeyle mimarın kolunu kestirir. Mimar, kadı Hızır Çelebi'ye gider, hakkını arar. Kadı, padişahı mahkemeye çağırır. Fatih mahkemeye bizzat gelir. Kadı, mimarı haklı bulur ve isterse Fatih’in de kolunu kısasla kestirebileceğini söyler. Mimar, Fatih’in bu adaleti karşısında diyet karşılığı hakkını helâl eder.

Bazılarının bunun bir efsane olduğunu ve olayı inkâr ettiğine karşılık, başta Hammer(1), İsmail Hami Danişmend(2) ve bazı Osmanlı tarihçileri bu olayı aktarır. Bu aktarmalarda isim farklılıkları ve detay değişse de temel yapı korunmuştur.

Netice olarak İslam adaletinin özü şudur ki; "Adalet, mülkün temelidir. Hatta padişah da olsa zulmedemez." Bu hadise, Bediüzzaman’ın da sıkça savunduğu adalet-i mahza ilkesini de güzelce yansıtır.

Yani suçu işleyen kim olursa olsun ve kimden gelirse gelsin, ceza gerekir. Hak kimde olursa olsun, alınır. İşte bu olay bütün Sultan ve idarecilere kıyamete kadar mükemmel bir ders olarak kalmıştır.

Dipnotlar:

1) Avusturyalı tarihçi Joseph von Hammer-Purgstall, Geschichte des Osmanischen Reiches, I, 125. bk. Türkçe Tecüme, Mihail Asaduryan, Osmanlı Devleti Tarihi, Üçdal Neşriyat, 1983-1986, III, 225-230. 10 ciltlik eserin 3. cildinde, Fatih dönemi anlatılır.

2) bk. İsmail Hami Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, II, 233. (Bazı baskılarda 232-234 arasında yer alır)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 926
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...