"Gaflet ve sefahet ve hevesat-ı nefsaniye ve lehviyat-ı gayr-ı meşrua, o tiryakın tesirini meneder." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Bu vecize, Bediüzzaman Said Nursî'nin Risale-i Nur Külliyatından Lem'alar adlı eserinde (hastalar için teselli ve şifa vesilesi olan Yirmi Beşinci Lem'a / Hastalar Risalesi) yer alır.
İman İlacının Amel ile Aktifleşmesi:
"İman ilâcı ise, ferâizi mümkün oldukça yerine getirmekle tesirini gösteriyor."
Bu cümle, inancın sadece zihinsel bir kabul veya teorik bir düşünceden ibaret olmadığını, pratik hayatla desteklenmesi gerektiğini vurgular.
Bir Şifa Kaynağı Olarak İman: Hayatın getirdiği dertler, hastalıklar, musibetler ve en nihayetinde ölüm korkusu karşısında insanın en büyük sığınağı ve ruhsal ilacı imandır. İman, insana yalnız olmadığını, başıboş bırakılmadığını ve her şeyin dizgininin bir Yaratıcı'nın elinde olduğunu fısıldayarak ruha muazzam bir huzur (şifa) verir.
İlacın Kullanma Talimatı (Ferâiz): Bir ilacın iyileştirebilmesi için doktorun tavsiye ettiği şekilde ve düzenli kullanılması gerekir. Üstad, iman ilacının tesir etme şartını ferâizi yerine getirmeye bağlar. Namaz, doğruluk, adalet gibi farzlar; imanı koruyan, besleyen ve kalpteki o şifa etkisini aktif hale getiren pratiklerdir. İbadet edilmedikçe, iman ilacı kalpte saklı kalır ama hayata ve ruha tam olarak tesir edemez.
İlacın Etkisini Kıran Engeller (Ruhsal Panzehirler):
"Gaflet ve sefahet ve hevesât-ı nefsâniye ve lehviyât-ı gayr-ı meşrua, o tiryakın tesirini men eder."
Bu cümle ise tıp dilindeki kontrendikasyon yani bir ilacın etkisini tamamen yok eden, hatta onu zararlı hale getiren yanlış alışkanlıkları ve engelleri sıralar. İman ilacı bir tiryak (panzehir, en tesirli ilaç) ise, onu etkisiz kılan unsurlar şunlardır:
Gaflet: Hayatın amacını unutmak, ölümün ve sorumlulukların farkında olmadan, adeta uykudaymış gibi yaşamak.
Sefahet: Eğlenceye, zevke, lükse ve tüketime aşırı düşkünlük göstererek ahlaki ve ruhi değerleri hiçe saymak.
Hevesât-ı Nefsâniye: Nefsin, insanı kötülüğe veya faydasız işlere sevk eden geçici, bencilce ve doymak bilmeyen arzuları.
Lehviyât-ı Gayr-ı Meşrua: Dinî ve ahlaki sınırların dışına çıkan, insanı asıl vazifelerinden alıkoyan gayrimeşru eğlenceler, haram zevkler.
"İman ilâcı ise, ferâizi mümkün oldukça yerine getirmekle tesirini gösteriyor. Gaflet ve sefahet ve hevesât-ı nefsâniye ve lehviyât-ı gayr-ı meşrua, o tiryakın tesirini men eder. Hastalık madem gafleti kaldırıyor, iştihâyı kesiyor, gayr-ı meşru keyiflere gitmeye mâni oluyor; ondan istifade ediniz. Hakikî imanın kudsî ilâçlarından ve nurlarından, tevbe ve istiğfarla, dua ve niyazla istimal ediniz." (Lem'alar, 25. Lem'a, Yirmi Beşinci Deva)
Özetle; ilk kısım ruhun şifası için ne yapılması gerektiğini (doğru ilacı ve kullanım şeklini) söylerken, ikinci kısım bu şifaya ulaşmak için nelerin terk edilmesi gerektiğini (perhiz listesini) sunar. İbadetlerle beslenmeyen, üstelik günah ve gafletle zehirlenen bir kalpte iman bulunsa bile, o iman kişiyi hayatın fırtınalarına ve hastalıkların manevi acılarına karşı tam anlamıyla koruyamaz.
İlave bilgi için tıklayınız:
- GENÇLİK, HELAL DAİRE, GÜNAH VE HARAMLAR
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü