"غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ Havf ve firar makamı olan şu sıfatın makablindeki makamlarla münasebatı" nedir, izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Fatiha Suresi'nde bir nevi manevi bir terbiye ve yöneliş silsilesi vardır. Bu silsile şu şekilde ilerler:

(الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ): Hamd ve şükür makamı. Her türlü övgünün Allah'a ait olduğu ifade edilerek, kulluk bilinci başlar.

(الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ): Ümit ve rahmet makamı. Allah'ın sonsuz rahmet ve merhameti dile getirilerek kalbe bir huzur ve ümit hissi verilir.

(مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ): Haşyet ve havf (korku) makamı. Kıyamet gününün tek sahibinin Allah olduğu ifade edilerek, bu sonsuz kudret karşısında bir haşyet ve sorumluluk duygusu uyandırılır.

Bu üç ayet, kulun kalbinde üç temel duyguyu dengeler: hamd, ümit ve korku.

Daha sonra kul, bu makamların getirdiği bilinçle Allah'a yönelir:

(إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ): Tevhid ve kulluk makamı. "Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz." diyerek, bu makamlar sonucunda kazanılan bilinçle tam bir teslimiyet ve samimiyet ifadesi ortaya konur.

İşte tam bu noktadan sonra, bu teslimiyetin bir neticesi olarak kul, doğru yolu istemeye başlar:

(اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ): İstikamet ve dua makamı. Kul, tüm bu duygularla doğru yolu (Sırat-ı Müstakim) talep eder.

Bu duadan sonra, "doğru yol"un ne olduğunu somutlaştırmak ve yanlış yollardan korunmak için iki zıt yol zikredilir:

Olması gereken yol: (صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ) (Kendilerine nimet verilenlerin yolu). Bu, "doğru yol"un ne olduğunu gösteren, peygamberlerin, sıddıkların, şehitlerin ve salihlerin yolu olan, sevgi ve nimet makamıdır. Kul, bu yolda olmayı diler.

Kaçınılması gereken yol: (غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ) (Gazaba uğramışların değil). Bu ise, "havf ve firar (korku ve kaçış)" makamıdır. Bu ayet, nimet verilenlerin yolunun zıddı olan, ilahi gazaba uğrayanların ve hidayetten sapmış olanların yolundan Allah'a sığınmayı ve o yoldan kaçmayı ifade eder. Bu ayetle kul, Allah'ın gazabından korktuğunu ve o yoldan uzaklaşmak istediğini belirtir.

Netice olarak (غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ) ifadesi, kendisinden önceki (صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ) ayetinin zıddı olarak onun manasını daha da pekiştirir ve netleştirir. "Doğru yol" sadece nimet verilenlerin yolu olmakla kalmaz, aynı zamanda gazaba uğrayanların yolu olmaktan da uzaktır. Bu zıtlık, doğru yolu anlamamızı ve ondan sapmaktan korkup kaçmamızı sağlar.

Bu makamların birbirine olan münasebeti, kulun manevi bir yolculukta olduğunu ve her ayetle farklı bir duygu ve şuur aşamasından geçtiğini gösterir. Bu, Fatiha'nın sadece bir dua değil, aynı zamanda ruhun terbiye edildiği bir yolculuk olduğunu gösterir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 272
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...