"Vazifesi hizmetkarlık ve tabiatı çocukluk olanlar, büyük rütbeye girmekle tekebbür eder. Tekebbür etmekle tenasübünü bozup muaşereti teşviş eder." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Nasıl bir hükûmetin intizamında, her memura istidadı nispetinde, vazife derecesinde, hizmet miktarınca ücret vermek lâzımdır. Öyle de böyle meratib-i mütefaviteden ihtilât eden mânâlar ise, garaz-ı küllî olan mesûk-u lehü’l-kelâmın merkezine kurbiyet nispetinde ve maksuda hizmet derecesinde, her birine inayet ve ihtimamda hisse ve nasiplerini taksim-i âdil ile tefrik etmek gerektir. Tâ ki o muâdeletle intizam ve o intizamdan tenasüp ve tenasüpten hüsn-ü vifak ve o hüsn-ü vifaktan hüsn-ü muâşeret ve o hüsn-ü muâşeretten kelâmın kemâline bir mizanü’t-ta’dil çıkabilsin. Yoksa vazifesi hizmetkârlık ve tabiatı çocukluk olanlar, büyük rütbeye girmekle tekebbür eder. Tekebbür etmekle tenasübünü bozup muâşereti teşviş eder. Demek, kuyûdât-ı kelâmın istidatlarını nazara almak gerektir." (Muhakemat, İkinci Makale, Altıncı Mesele)

Bediüzzaman Hazretlerinin Muhakemat eserinde geçen bu tespit, sosyolojik ve psikolojik derinliği olan, âdeta bir toplum ve karakter analizi niteliğindeki harika bir düsturdur.

Bu söz, layık olmadığı halde veya karakteri olgunlaşmadan yüksek makamlara gelen insanların hem kendilerine hem de çevrelerine nasıl zarar verdiğini çok net bir şekilde ortaya koyar. İfadeyi üç temel kavram üzerinden çözümleyebiliriz:

"Vazifesi hizmetkârlık ve tabiatı çocukluk olanlar"

Burada kastedilen, henüz şahsi olgunluğa erişememiş, bencilce isteklerinden sıyrılamamış (tabiatı çocukluk) ve aslında yönetici değil, yönlendirilmeye muhtaç, yani hizmet etme konumunda kalması gereken ham karakterlerdir.

"Büyük rütbeye girmekle tekebbür eder"

Karakteri küçük, rütbesi büyük olan bu yapay yükseklik, o makamı hazmedemez. Makamın getirdiği gücü kendi şahsından bilerek tekebbür eder, yani kibirlenmeye, büyüklenmeye başlar. Gerçekten büyük ruhlar makamla küçülüp tevazu gösterirken, küçük ruhlar makamla şişer.

"Tenasübünü bozup muâşereti teşviş eder"

Kibre kapılan insan, kendi haddini ve sınırlarını aşarak etrafıyla olan dengesini (tenasübünü) bozar. Kendini herkesten üstün gördüğü için de insan ilişkilerini, toplumsal huzuru ve sosyal hayatı (muâşereti) karıştırır, altüst eder (teşviş eder).

Özetle; liyakatsiz ve karakterce yetersiz insanların yüksek makamlara gelmesi, o makamların ağırlığı altında ezilip kibre sığınmalarına yol açar. Bu durum, hem bulundukları kurum veya topluluğun dengesini bozar hem de sosyal ilişkilerdeki saygı, adalet ve huzur zeminini sarsar.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Her adam için, heyet-i içtimaiyede görmek ve görünmek için mertebe denilen bir penceresi vardır. O pencere kamet-i kıymetinden yüksek ise, tekebbürle..." İzah eder misiniz?

- MÜTEŞEYYİH

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 18
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...