"Gül ve Nur fabrikası namına Hüsrev'in tebrik mektubu, beni sevinçle ağlattırdı." Bu mektup hangisi olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Aziz, sıddık kardeşlerim ve hakikî vârislerim;

"Bayram tebriklerine ait çok mektupları aldım. Her birine cevap vermeye vaktim, halim müsaade etmiyor. Her bir mektubu, çok kardeşlerimi temsil ederek bir has kardeşimiz yazmış. O mektuplarda, tebrikten başka bazı ehemmiyetli noktalar da var; beni mesrur, minnettar eyledi."

"Ezcümle, Gül ve Nur fabrikası namına Hüsrev’in tebrik mektubu, beni sevinçle ağlattırdı. Zaten Hüsrev’in mümtaz bir hâsiyeti budur ki, şimdiye kadar bana gelen bütün mektuplarının hiçbirisi beni incitmiyor; elîm zamanlarımda da yumuşak geliyor, ruhumu okşuyor. Bu cihette dahi ona şahsım itibarıyla çok minnettarım."(1)

Bu mektupda Üstadımız, çok ağabeylerden bayram tebriki almış ve mesrur olmuştur. Fakat bunlardan biri var ki, Üstadımıza hususi bir his ve mesruriyet katmış ve sevinçle ağlattırmıştır. Bu mektubda bahsedilen ve sevinçten ağlattıran haberin ne olduğu Emirdağ Lahikasının birinci cildinde geçen şu aşağıdaki mektup olduğu kanaatindeyiz:

"Aziz, sıddık kardeşlerim;

"Sizin bu defa müteaddit mektuplarınıza, rahatsızlık mecburiyetiyle, bir tek mektupla iktifa ediyorum."

"Evvelâ: Risale-i Nur’un kahramanı Hüsrev, benim bedelime ölmek ve benim yerimde hasta olmak samimî ve ciddî istiyor. Ben de derim: Telif zamanı değil, şimdi neşir zamanıdır. Senin yazın, benim yazımdan ne derece ziyade ve neşre fâideli ise, hayatın dahi hizmet-i Nuriyede benim bu azaplı hayatımdan o derece fâidelidir. Eğer benim elimden gelseydi, hayatımdan ve sıhhatimden size memnuniyetle verirdim."(2)

Bu mektubda da bariz bir şekilde Hüsrev Ağabey'in yüksek bir fedakârlık hissinden Üstadımızın ciddi şekilde hislendiği anlaşılmaktadır. Ayrıca Risale-i Nurlara böyle halis fedakâr talebeleri nasip ettiği için Allah'a şükrettiği ve sevinç gözyaşlarını döktüğü anlaşılmaktadır. Bu mektubun ifade ettiği mananın izahı şudur ki;

Telif zamanı; Üstad'ın Risale-i Nurları kaleme aldığı dönemdir. Bu dönemde Üstad'ın hayatı telif için çok ehemmiyet arz ediyor. Bu dönemde Üstad için değil bir can, bin can feda edilse yeridir. Zira Risale-i Nurların kaleme alınması çok mühimdir ve birinci esastır; neşir yani Risale-i Nurları çoğaltılması ise ikinci sıradadır.

Neşir zamanı ise; Risale-i Nurların yazılmanın tamamlanıp, teksir edilip yayılması dönemidir. Bu neşir ve teksir döneminde, Hüsrev Ağabey gibi hattı güzel ve kalemi güçlü şahıslara ihtiyaç vardır. Bu dönemde ne kadar adam olursa, neşir hizmeti de o kadar iyi olur hesabı ile Üstad Hazretleri, talebelerinin hayatlarını kendi şahsından ve hayatından daha mühim ve elzem olarak görüyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Emirdağ Lahikası-I, 58. Mektup.
(2) bk. age., 84. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 1.426
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...