Block title
Block content

"Hakiki ve bil asale güneşcikleri kabul etmek lazım geliyor..." ne demektir ve konuyla irtibatı nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem nasıl ki bulutsuz gündüz ortasında güneşin deniz yüzünde, bütün kabarcıklar üstünde ve karada bütün parlak şeylerde ve karın bütün parçalarında cilvesi göründüğü gibi ve aksi müşahede edildiği halde güneşi inkâr etmek ne derece acip bir divanelik hezeyanıdır. Çünkü, o vakit birtek güneşi inkâr ve kabul etmemekle, katarat sayısınca, kabarcıklar miktarınca, parçalar adedince hakikî ve bil'asâle güneşçikleri kabul etmek lâzım geliyor."(1)

Güneş bütün parlak ve şeffaf şeyler üstünde tecelli edip yansır. Yansıdığı şeyin üstünde de ışığı ve ısısı belirir. Bu da o ışık ve ısının güneşten geldiğinin bir delili, bir vesikasıdır. Şayet o parlak şeyler üstünde beliren ısı ve ışığı güneşten kabul etmezsek, o zaman o şeylerin içinde hakiki ve bizzat küçük bir güneşçiğin olduğunu kabul etmemiz gerekir. Bu da bir güneşe bedel, milyonlarca güneşi kabul etmemiz anlamına gelir ki, bu deli saçmalığıdır.

Buradaki hakiki ve bil’asale ifadeleri “bizzat güneş” manasını ifade ediyor. Yani bir tek güneşi kabul etmeyen, parlak ve şeffaf şeyler adedince hakiki güneşleri kabul etmek zorundadır ki, bu şirkin en ahmakça olanıdır.

Yani bir tek Allah’ı kabul etmeyen, zerreler adedince ilahları kabul etmesi gerekir. Zira her bir zerrede ilahi isimler tecelli olarak temerküz edip yerleşmiş. Güneşin yedi rengi nasıl bir ayna içinde akis olarak yerleşmiş ise, Allah’ın yedi ezeli sıfatı da bir zerre içinde tecelli olarak yerleşmiştir. Bu yedi ezeli sıfatın tecellisini Allah’tan koparırsak, o zaman o zerrenin ilah olduğunu kabul etmemiz gerekir ki, bu çok aptalca bir yaklaşım olur.

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci İşaret | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2578 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...