Handaki misafirlerin kendine mahsus fotoğrafıyla handaki sûretleri almalarını ayrıca hizmetkârlar vasıtasıyla misafirlerin de fotoğraflarının tespit edilmesini nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Meselâ sen yolda gidiyorsun. Görüyorsun ki, yol içinde bir han var. Bir büyük zât, o hanı, kendine gelen misafirlerine yapmış. O misafirlerin bir gece tenezzüh ve ibretleri için, o hanın tezyinatına milyonlar altınlar sarf ediyor. Hem o misafirler, o tezyinattan pek azı ve az bir zamanda bakıp, o nimetlerden pek az bir vakitte, az birşey tadıp, doymadan gidiyorlar. Fakat her misafir, kendine mahsus fotoğrafıyla, o handaki şeylerin suretlerini alıyorlar. Hem o büyük zâtın hizmetkârları da misafirlerin suret-i muamelelerini gayet dikkatle alıyorlar ve kaydediyorlar." (Sözler, Onuncu Söz, Altıncı Hakikat)

“Mahsus fotoğraf” ifadesi, insanın hâfızasına işaret etmektedir. Dinlediğimiz sohbetlerden, gördüğümüz manzaralara kadar her şeyin sanki fotoğrafı alınıp hâfızamızda muhafaza ediliyor.

İnsan, misafir olduğu şu fani menzilde bir ömür boyu fotoğraf almakla meşgulken, melekler de onun bütün işlerinin ve her türlü konuşmalarının fotoğraflarını alıyorlar. İnsan mahşerde ömrünün hesabını verirken bu iki “fotoğraflar dizisi” onun hakkında şahitlik edecekler. Bütün yaptıklarını amel defterinde görecek ve hatırlayacak.

"Fotoğrafı" sadece resim olarak anlamak eksik olur. Teyplerde seslerimizin fotoğrafları alınırken, video kasetlerinde seslerimizle görüntülerimiz birlikte resmedilirler.

Bu ifadelerden şöyle bir manada akla geliyor:

Meleklerin amellerimizi yazmaları, kalem ve kâğıtlı bir yazma olmasa gerektir. Mahşerde herkesin okuyacağı amel defteri belki de “yazı” olarak değil “fotoğraflar ve sesler sergisi” şeklinde görülecek.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...