"Hayat, vücut, nur, rahmet sebepsizdir." deniyor. Hayat ve vücud nasıl sebepsiz oluyor, açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hayat ruhun bir sıfatıdır. Tümüyle hayatsız olan elementlerden yaratılan varlıklara hayat ihsan edilmesi tamamen Allah’ın ihya yani hayat verme fiilinin icrasıyla gerçekleşmiştir. Cansız ve şuursuz olan bütün sebepler âlemi, hayatın yaratılışında hiçbir tesir gücüne sahip değildirler.

Vücut, varlık demektir. Bütün güzellikler varlık temeli üstünde durur. Varlığın zıddı ise yokluktur. İnsanda esas olan ruhtur, beden ise Üstadımızın ifadesiyle “ruhun hanesi” hükmündedir. Bu hanenin yaratılışında güneş, hava, su gibi sebepler istimal edilmiştir. Ancak ruhun yaratılışı sebepsizdir, yani ruh bir başka şeyden yaratılmış olmayıp doğrudan İlâhî irade ve kudret ile vücud bulmuştur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

isahalim

Bu dördü sebesiz, doğrudan yaratılıyor, tamam. Ancak bizler bütün her şeyin sebep-sonuç bağlantısı olmadan var edildiğini, iktiranı kabul etmiyor muyuz? İyilikler yapan birinin kabine Allah lutfedip imanı, hidayeti koyuyor. Ancak HER ŞEY sebepsiz VAR EDİLİYOR zaten? Burada göremediğim çok ince bir fark var zannedersem, yardımcı olursanız sevinirim...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Her şey sebepsiz yoktan var edilmiyor adetullah gereği her şey sebepler vesilesi ile yaratılıyor. İktiran ise sebebin varlığını yok saymak değil sebebin yaratma özelliğini yok saymaktır. Bazı neticelerin sebebi çok şeffaf çok zayıf çok basit olduğu için onlar sebepsiz gibi duruyor. Bazı sebepler de kesif ve kuvvetli olabiliyor tabiat bataklığına düşenler genelde bu sebeplere takılanlar. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
süveybekeskin

hayat içinde sebepler gerekiyor bunu nasıl anlamalıyız

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

“Fakat hayatın hem zâhirî, hem bâtınî, hem mülk, hem melekût vecihleri kirsiz, noksansız, kusursuz olduğundan, şekvâları ve itirazları davet edecek maddeler onda bulunmadığı gibi, izzet ve kudsiyet-i kudrete münâfi olacak pislik ve çirkinlik olmadığından, doğrudan doğruya, perdesiz olarak, Zât-ı Hayy-ı Kayyûmun “ihyâ edici, hayat verici, diriltici” isminin eline teslim edilmişlerdir.”

Aslında burada hayat için hiç sebep yok denilmiyor hayata vesile olan perde ve sebepler çok zayıf çok ince çok şeffaf olduğu için arkasında Zât-ı Hayy-ı Kayyûm çok açık bir şekilde görülebilir deniliyor.

Buna rağmen akılları gözüne inmiş materyalist ve tabiatçı felsefe bu şeffaf sebebin arkasında tecelli eden isimleri görememiş ya tabiata, ya sebebe ya da tesadüfe hamletmişler.

Sebep ne kadar kesif ve matsa arkasında tecelli eden ismi görmekte o kadar zordur hayata vesile olan sebepler çok şeffaf ve ince bir zar gibi olduğu için adeta sebepsiz gibi şeklinde ifade ediliyor.

Hayata vesile olan sebeplerin şeffaf olmasının nedeni hayatın her yönünün güzel ve mükemmel olmasından dolayıdır hayat nimetinde şikayete konu olacak bir noksanlık bir kir bir çirkinlik bulunmuyor. Hayatın içi dışı birdir her tarafı güzeldir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...