Hayatın, “en parlak bir mucize-i sanat-ı samedaniye” ve “bir harika-i hikmet-i Rabbaniye” olmasını izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, en parlak bir mucize-i san’at-ı Samedâniye ve bir harika-i hikmet-i Rabbâniye olan hayatı kim vermiş, yapmış ise, rızıkla o hayatı besleyen ve idâme eden de Odur, Ondan başkası olmaz." (1)

Samed; “Her şey O’na muhtaç, O ise hiçbir şeye muhtaç değil” demektir. Canlı olsun cansız olsun, bütün varlıklar, yoklukta kalmayıp varlık âlemine çıkmakla, Samed ismine ayna olmuşlardır. Ancak bu konuda en parlak ayna hayattır. Hayat denilince, en mükemmel hayat olan insan hayatı akla gelir.

Mu’ciz, âciz bırakan demektir. Peygamber mucizelerini diğer insanlar yapmaktan âciz oldukları gibi, bu âlemdeki kudret mucizelerini yapmak da beşer takatinin çok ötelerindedir. Hayatın kendisi de bir mucizedir. Bu ilâhî eserin taklidi mümkün olmamıştır. Hayat bir mucize olmakla birlikte, onun hizmetine verilen su, hava, güneş, mevsimler, rızıklar da birer mucizedir. Onların yapılması da ancak Allah’a mahsustur.

“Hem hayat, kâinatın tedbir ve idaresinde hükümferma olan rızk ve rahmet ve inayet ve hikmeti tazammun ediyor. Güya hayat onları arkasına takıp, girdiği yere çekiyor. Meselâ hayat bir cisme, bir bedene girdiği vakit; Hakîm ismi dahi tecelli eder, hikmetle yuvasını güzelce yapıp tanzim eder. Aynı halde Kerim ismi de tecelli edip, meskenini hacatına göre tertib ve tezyin eder…”

"…İşte hayat bu câmi' mahiyeti itibariyle şuun-u zâtiye-i Rabbaniyeye âyinedarlık eden bir âyine-i Samediyettir."(2)

Bir meyve ağacı ilim ve hikmetle terbiye gördüğü ve meyve verecek şekilde programlandığı gibi, insan hayatı da bir İlâhî terbiyeden geçmekle iman, marifet ve irfan sahibi olmaya istidatlı bir hale getirilmiştir. Şu var ki, bu kabiliyetin yerinde kullanılıp kullanılmaması, bu dünya imtihanının bir gereği olarak, insana bırakılmıştır.

İnsan, aklını yerinde kullanırsa o manevî ağaçtan nice faydalı meyveler alabilir. Aksi halde çok zararlı neticeler de yine o aklın zehirli meyveleri olarak boy gösterirler. Kalbimiz ve bütün his dünyamız da böyledir. İnsanın kalbine konulan sonsuz muhabbet hissi, Yüce Allah’ı ve O’nun sevgili Habib’ini sevmek için konulmuştur.

Hayat ruhun bir sıfatıdır. İnsan ruhu hayat sahibi bir varlıktır. Bitkiler gibi ruhsuz varlıklarda da “yarı canlı” bir hayat vardır.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Beşinci Söz.
(2) bk. Sözler, Otuz Üçüncü Söz, Yirmi Üçüncü Pencere.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...