"Hayatını senin hayatına feda edenin zeval-i hayatını arzu etmek ne kadar çirkin bir zulüm, bir vicdansızlık olduğunu anla!" İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, o mübarek ihtiyarların vücutlarını istiskal edip ölümlerini arzu etmek ne kadar vicdansızlık ve ne kadar alçaklıktır, bil, ayıl! Evet, hayatını senin hayatına feda edenin zevâl-i hayatını arzu etmek ne kadar çirkin bir zulüm, bir vicdansızlık olduğunu anla!" (Mektubat, Yirmi Birinci Mektup)

Bu cümle Yirmi Birinci Mektup’un kalbini, yani anne-baba hukukunu en sarsıcı şekilde ortaya koyan bölümlerden biridir.

Bediüzzaman Hazretleri burada meseleyi sadece bir "görev" veya "ahlak kuralı" olarak ele almaz; doğrudan doğruya fıtri bir borç, adalet ve insaniyet ölçeğine taşır.

Kelime Anlamları ve Kavram Analizi

  • "Hayatını senin hayatına feda eden...": Bu ifade doğrudan anne ve babayı (özellikle de şefkat kahramanı olan anneyi) tarif eder. Onlar, çocukları dünyaya geldiği andan itibaren kendi uykularından, rahatlarından, sağlıklarından ve hatta gençliklerinden vazgeçerler. Kendi hayatlarını, evlatlarının hayatı ayakları üzerinde dursun diye parça parça eritirler.

  • "...zevâl-i hayatını arzu etmek": "Zevâl", son bulma, bitme veya yok olma demektir. Yani sana canını siper etmiş o insanların hayatının bir an önce bitmesini, ölmelerini içten içe temenni etmek anlamına gelir.

  • "...ne kadar çirkin bir zulüm, bir vicdansızlık olduğunu anla!": Üstad, bu arzu ve düşünceyi sadece bir hata olarak görmez; onu "çirkin bir zulüm" olarak nitelendirir. Çünkü adalet, iyiliğe iyilikle mukabele etmeyi gerektirir. Sana hayatını feda edene ölüm dilemek, kâinattaki en büyük hakikatin tersyüz oluşudur, adaletin zıddıdır.

Bu Cümlenin Bize Söylediği Şey

İnsan bazen yaşlı ve bakıma muhtaç anne-babasının hizmetinden yorulabilir veya kendi hayat düzeninin bozulduğunu hissedebilir. Nefis ve bencilce hisler, o anlarda insana şeytani bir düşünceyle onların vefatının bir "kurtuluş" olacağı fikrini fısıldayabilir.

İşte bu ve benzeri vecizeler, o nefis oyununu tam ortasından böler. İnsana der ki:

Onlar sen zayıf, muhtaç ve hiçbir şeye gücün yetmez bir bebekken seni bir yük olarak görmediler. Kendi hayatlarını senin için feda ettiler. Şimdi onlar zayıflayıp sana muhtaç olduğunda senin onlardan sıkılman ve ölümlerini istemen, insanlığa sığmayacak bir vefasızlıktır.

Bu derin mektup, insanı kendi menfaatperest ve bencil dünyasından çıkarıp en saf, en samimi hürmet ve şefkat duygularına geri çağırır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 55
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...