"Senin hanendeki bereket direği ve rahmet vesilesi ve musibet dafiası, hanendeki o istiskal ettiğin ihtiyar veya kör akrabandır." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Ey derd-i maişetle müptelâ olan insan! Bil ki, senin hanendeki bereket direği ve rahmet vesilesi ve musibet dâfiası, hanendeki o istiskal ettiğin ihtiyar veya kör akrabandır." (Mektubat, Yirmi Birinci Mektup)
Bu cümle, Yirmi Birinci Mektub’un en can alıcı noktalarından biridir; çünkü nefis ve şeytan insanı en hassas olduğu yerden, yani geçim kaygısından (derd-i maişet) yakalar ve evdeki yaşlılara bakış açısını tamamen tersine çevirir.
Bediüzzaman Hazretleri, yaşlı veya engelli akrabaları bir "gider kapısı" veya "maddi yük" olarak gören bencil insan aklına, manevi ve sarsıcı bir iktisat dersi verir.
Kelime Anlamları ve Hakikatler
"Derd-i maişetle müptela olan insan": Geçim sıkıntısı, rızık endişesi ve hayat pahalılığı gibi maddi dertlerle boğuşan, bu yüzden her şeyi maddi bir hesap ve maliyet süzgecinden geçirmeye başlayan kişi.
"Hanendeki bereket direği": Evin maddi ve manevi olarak eksilmemesinin, az bir rızkın bile yetmesinin (bereket) asıl sebebi o ihtiyardır. O giderse, evin manevi direği sarsılır.
"Rahmet vesilesi": İlahi şefkatin, huzurun ve esenliğin o eve uğrama sebebidir.
"Musibet dafiası": "Dafia", defeden, uzaklaştıran demektir. Yani o yaşlı veya amaca muhtaç insan, o eve gelebilecek belaları, kazaları ve musibetleri engelleyen manevi bir kalkandır. Cenab-ı Hak, o aciz kulunun hürmetine o haneyi korur.
"O istiskal ettiğin ihtiyar veya kör akrabandır": Ev halkının bazen "yük oluyor, fazladan masraf çıkarıyor, bakımı zor" diyerek soğuk davrandığı, varlığından ağırlandığı o zayıf insandır.
Mesajın Özü: Rızık maddi matematikle açıklanamaz.
İnsan sığ bir mantıkla şöyle düşünebilir: "Zaten geçinmekte zorlanıyorum, bir de bu yaşlı / hasta akrabanın masrafları belimi büküyor."
Bu vecize ise bu mantığı kökten reddeder ve der ki:
Sen ona bakmıyorsun; aksine onun yüzü suyu hürmetine rızıklandırılıyorsun. O evden o ihtiyarı çıkarırsan, sırtındaki maddi yükün hafifleyeceğini sanırsın ama aslında evin bereketini kaçırır, musibetlere karşı kapıyı ardına kadar açarsın.
Bu ayet ve hadislerin ışığında şekillenmiş bir hakikattir. İslam inancındaki "Rızkı veren Allah'tır ve o, zayıfların, çocukların, yaşlıların rızkını kendi kefaleti altına almıştır." sırrını çok etkileyici bir üslupla ilan eder.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü