"Hem bir fasid delili iptal edip çürütmek isteyen adam, sahih bir delil ile hak olan neticeyi tesbit ettikten sonra etsin. Aksi halde düşünmeden ifsad etmiş olur." Örnekle izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir şeyin yanlışlığını, doğrusunu göstererek çürütmek gerekir. Bir şeyin doğrusunu ispat edip göstermeden, sadece "Bu yanlış!.." demek hem yeterli olmaz hem de kafa karışıklığına sebebiyet verir.

Muhatabın zihnini karıştırmamanın en güzel yolu, bir yanlışı, doğrusunu göstererek bertaraf etmektir. Evet, hiç olmazsa evinin karanlığını az dahi olsa gideren bir muma sahip birisine, daha güzel aydınlık verecek bir lamba vermeden, "İyi aydınlatmıyor..." diye mumu söndüren birisi iyilik yapmış olmaz, kötülük yapmış olur.

Aynı yerde Üstad'ın şu ifadesi de çok manidardır:

"Evet, kim ki evinin tavanı altındaki zaif direği çekmek istiyorsa, evvelen onun yerine kuvvetli bir direkle muhafaza altına aldıktan sonra kaldırsın. Yoksa bilmeden evi harab etmiş olacaktır."(1)

İşte eski ama zayıf da olsa iş yapan bir direği, yenisini koymadan kaldırsa, o zaman evin yıkılmasına davetiye vermiş olur.

Bu nedenle karşımızda bazen ibadette tembel olan veya günahlara dalmış birisine, hikmetli ve ilmi bir eda ile İslamiyeti ve yaratılış hikmetimizi güzelce anlatmadan, onun yaptığının yanlış olduğundan pervasızca bahsedersek, o zaman az yaptığı ubudiyetten uzaklaşma veya korkarak girdiği günahlara daha cesurca girme durumu olabilir. İnat damarıyla bunu düşmanlığa kadar götürebilir. Bu nedenle Üstadımız "-eğer zarar etmezse- nasihat etmektir." (Divan-ı Harbi-i Örfi) demekle, nasihati bile zarar vermeme şartına bağlamıştır.

(1) bk. Asar-ı Bediyye, Hutbe-i Şamiye, s. 479.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...