"Âlem-i arz ve bütün cüz’iyat üstünde hâtem-i ehadiyet bulunduğu gibi, dağınık neviler ve muhit unsurlar üstünde de aynen o hâtem-i ehadiyet bulunur." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kâinat tarlası kimin ise, ondan çıkan mahsulat da onundur. Bütün çekirdekler, yumurtalar, nutfeler birer tohum, onlardan çıkan neticeler ise kâinat tarlasının mahsülleri gibidir.

Kâinat ve unsurlar kimin ise, onlardan süzülüp gelen hayat da o Zât’ın eseridir. Her şey Cenab-ı Hakk’ın varlığını ve birliğini, tevhid ve vahdeti ilan ve ispat ediyor. Hayat, ancak bütün kâinatı kudret elinde tutan bir Zat'ın eseri olabilir.

Bütün unsurların birbirinin yardımına koşması ve cevap vermesi kâinatı âdeta bölünmez bir küll hükmüne getirmiştir. Bu yüzden, kâinatın bir cüz’üne sahip olmak için, bütününe sahip olmak lazımdır. Allah kâinatı öyle bir küll hâlinde yaratmıştır ki, en küçük şey, en büyük şeyle irtibatlıdır. Güneş sistemini kim yaratmış, tedbir ve idare ediyor ise, bir sineği yaratan da O’dur. Zira sineğin vücudundaki bütün hücreler canlı bir organizma teşkil edip her biri onun yaratılış gayesine göre intizamlı olarak çalışıyorlar.

“Bir sineğin hilkati hayret fezadır filden.” (Lemaat)

Küçük varlıklardaki harika sanat ve garip yaratılış büyüklerden geri değildir. Çiçekler yıldızlardan aşağı değil; çekirdekler ağaçların gerisinde değil. Çoğu kimseye göre bakmaya ve düşünmeye değmeyen, ayağımız altında ezilen böceklerdeki ve sineklerdeki san’at insanı hayrette bırakıyor. Bir çift karasinek bir baharda beş buçuk milyar oluyor. Cenab-ı Hak, bir karasineğe dokuz kalb vermiş, altı ayak takmış, altı göz, ortalama 400 bin gözcük ve sekiz bin mercek yerleştirmiş. Her bir gözcük ayrı bir noktayı görüyor. Sinek gibi mucize bir varlığı yaratmak Allah’a mahsustur, bütün insanlar toplansalar onun bir kanadını dahi yapamazlar.

Kur’ân-ı Kerim buna şöyle işaret ediyor:

"Ey insanlar! İşte size bir misal veriliyor, ona iyi kulak verin: Sizin Allah’tan başka yalvardığınız bütün sahte ilahlar güç birliği yapsalar da bir sinek bile yaratamazlar. Hatta sinek onlardan bir şey kapsa, onu dahi kurtarıp geri alamazlar. İsteyen de kendinden istenilen de kaçan da kovalayan da ne kadar güçsüz ve aciz!" (Hac, 22/73)

Yani, Bütün maddî sebepler toplansa, onların iradeleri de olsa, bir tek sineğin vücudunu, cihazlarını hususi ölçü ile toplayamazlar. Toplasalar da o vücudun lüzumlu miktarında durduramazlar. Durdursalar da daima tazelenmekte olan ve o vücuda girip çalışan hücreleri intizamlı tarzda çalıştıramazlar. Öyleyse bütün güvenilen maddî sebepler, bir sineğe sahip çıkamazlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 8.025
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

muratkul

dağınık neviler Burada ne kast ediliyor varlıkta dağınıklık ne demek 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Varlıkta "dağınık neviler" veya "dağınıklık" ifadesi, genellikle tasavvufi veya felsefi bir bağlamda kullanılır ve şu iki temel anlama gelir:

Çeşitlilik ve Çokluk: Tek bir yaratıcı kaynaktan çıkan varlıkların; taş, ağaç, hayvan, insan gibi birbirinden çok farklı türlere (nevilere) ve sonsuz sayıdaki bireylere bölünmüş olmasıdır.

Vahdetin (Birliğin) Zıttı: Saf ve tek olan hakikatin, madde alemine indikçe parçalanması ve bir bütünün parçalarıymış gibi evrenin her yerine yayılmasıdır.

Kısacası; tek bir özün, sayısız farklı biçim ve türde yeryüzüne serpilmiş hali kastedilir.

1
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...