Her iki unsurun ittifakından ve ihtilafından hasıl olan neticeler, gelişmeler ve hadisattan bir iki örnek vererek bu mevzunun anlaşılmasına yardımcı olabilir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Meseleyi, fert ve aile bazında ele almak konunun hallini kolaylaştırır. Zaten nübüvvet yolunda giden fertlerin meydana getirdikleri bir devlet de o fertlerin özelliklerini taşıyacaktır.

Konuya böyle yaklaşınca soruda istenilen örnekleri devletler çapında değil fertlerde, ticarî şirketlerde, sanayi kuruluşlarında ararız ve sayılamayacak kadar çok örnek buluruz. Bunlardan nübüvvetin hakim olanlarında huzur, adalet ve saadetin; felsefeninkilerde ise menfaatin, zulmün ve sefahatin hakim olduğunu görürüz.

Devlet çapında düşünüldüğünde, karşımıza biri müsbet diğeri menfi iki büyük tablo çıkar: Osmanlı ve Sovyetler birliği

Felsefeyi fennî ilimler mânasında düşündüğümüzde, Osmanlının her sahada dünyaya örnek olacak şaheserler sunduğunu açıkça görürüz. Bu cihan devletinin temelinde nübüvvet terbiyesi yatmaktadır. Yönetim Kur’ân esaslıdır. İnsanlar, kumardan içkiye kadar bütün zararlı şeylerden uzak tutulmuştur. Kul hakkına tecavüz en büyük cürümler arasındadır.

Mensupları içerisinde başka dinlere mensup kişiler çokça vardır. Bunlar vergilerini vermek şartıyla diğer Müslümanların sahip olduğu bütün haklara sahiptirler. Birisi haksız yere öldürülse aynen bir Müslümanın öldürülmesi gibi kısas uygulanır.

Sovyetler Birliğine gelince, içi zulüm, haksızlık, sefalet dolu bir büyük ülke. Bu perişan halinin görülmemesi için utanç duvarları ören, diplomatik ziyaretler dışında dışa tamamen kapalı bir bilmece. Nitekim zulüm çok devam etmiyor ve bir asrı tamamlamadan içten bir kaynamayla önce sarsılıyor, sonra yıkılıyor, o koca birlik yerine küçük devletler kuruluyor. Böylece dışa açılma da başlamış oluyor. Moskova’da cami yapılıyor, Türk Cumhuriyetlerinde büyük çoğunlukla fikir hürriyeti kendini gösteriyor...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...