"Evet, fena bir adama 'iyisin, iyisin' desen iyileşmesi ve iyi adama 'fenasın, fenasın' desen fenalaşması çok vuku bulur." İzah eder misiniz, insanları ne zaman medh edebiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanları ne zaman methedebiliriz yerine, hangi insanları methetmek gerekir demek daha uygun olur. Çünkü bazı insanları methetmek onlara büyük zarar verir. Bu hususa hadislerde şu şekilde işaret ediyor:

Ebû Mûsâ el-Eş'arî radıyallahu anh şöyle dedi: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, bir adamın bir kişiyi övdüğünü ve övmede çok ileri gittiğini işitti. Bunun üzerine:

"Adamı mahvettiniz (veya adamın bel kemiğini kırdınız)" buyurdu. (1)

"Ebû Bekre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem'in yanında bir adamdan bahsedilmiş ve orada bulunan bir kişi o adamı aşırı şekilde övmüştü. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz:"

"Yazık sana! Arkadaşının boynunu kopardın." buyurdu ve bu sözünü defalarca tekrarladı. Sonra da: "Şayet biriniz mutlaka arkadaşını methedecekse, eğer söylediği gibi olduğuna da gerçekten inanıyorsa, zannederim o şöyle iyidir, böyle iyidir, desin. Esasen onu hesaba çekecek olan Allah'tır ve Allah'a karşı hiç kimse kesin olarak temize çıkarılamaz." buyurdu. (2)

Yüzüne karşı övülmesi yasaklanan kimseler olduğu gibi, övülmesinde mahsur görülmeyenler de vardır. Buhârî ve Müslim'in Sahîh'lerinde bir kimseyi yüzüne karşı övmenin câiz olduğunu ifade eden birçok hadis bulunmaktadır. İslâm âlimleri bu hadisler arasında herhangi bir tenakuz görmezler. Şayet bir insanı yüzüne karşı methetmek onun kendini beğenmesine, kibirlenip gururlanmasına, şımarmasına ve bu sebeple fitneye düşmesine sebep olacaksa, bu övmek yasaklanmıştır.

Ayrıca bir insanı övmede çok aşırı gitmek de hoş karşılanmamıştır.

Buna karşılık takva sahibi, aklı başında, gururlanıp kibirlenmesinden ve şımarmasından endişe edilmeyen kimselerin methedilmesinde ise bir mahsur görülmemiş; bu hareket iyileri ve iyilikleri teşvik olarak değerlendirilmiş ve hatta müstehab olduğu söylenilmiştir.

Nitekim Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) bizzat kendisi sahabilerden birçoğunu övüp methetmiş, onların güzel hasletlerini öne çıkarmış ve kendilerini topluma numune insanlar olarak takdim etmiştir. Hadis kitaplarımızın "Fezâil" ve "Fezâilü'l-ashâb" bölümlerinde bunun en güzel ve eskimez misallerini görürüz.

Hadislerden çıkaracağımız neticeler:

1. Kibirlenip gururlanmasından, şımarıp fitneye düşmesinden korkulan kimseyi yüzüne karşı övmek yasaklanmıştır.

2. Takva ehli, kibirlenmesinden ve şımarmasından korkulmayan faziletli kimseleri övmekte bir sakınca yoktur.

3. Meddahlık, dalkavukluk ve çığırtkanlık dinimizde câiz görülmeyen kötü hasletlerdir.

4. Bir kimse övülürken, onda mevcut olan sıfatlar zikredilmeli, niyeti, zihninden geçirdikleri ve kalbinde gizlediği sırları Allah'a havale edilmeli ve hiç kimse kesin ifadelerle tezkiye edilmemelidir.

Bu ölçüler ışığında birisini tedavi etmek ve onu güzel ve hayırlı yola alıştırmak için methedebiliriz. Şımarıp yoldan çıkacak insan ile istikamete gidecek insan az çok kendini belli eder. Biz de methederken buna dikkat etmekle mükellefiz.

Dipnotlar:

(1) bk. Buhârî, Şehâdât 17, Edeb 54; Müslim, Zühd 6.

(2) bk. Buhârî, Şehâdât 16, Edeb 54; Müslim, Zühd 65. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 9; İbni Mâce, Edeb 36.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...