"Her şeyin tabiatı, her şey gibi mahluktur; çünkü sanatlıdır ve yeni oluyor." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bilindiği gibi, "tabiat" kelimesi iki ayrı manada kullanılıyor.

Birisi; canlı ve cansız bütün varlıklar, yani topyekûn kâinat.

Diğeri ise, fıtrat yani yaratılış. Görmek gözün, işitmek de kulağın tabiatında vardır. Bu büyük mucizeleri bu organların tabiatına, fıtratına vermek de insanoğlunun kendini bir başka türlü aldatmasıdır.

Bu tabiatlar her zaman böyle devam etmekle, yani insanın daima gözüyle görmesi ve kulağıyla işitmesiyle ortaya bir kanun çıkmış oluyor. Bu kanunu koyan kim? Organların kendileri mi? Bedenin tamamı mı? Yoksa kâinat mı?

Kanun koymak öncelikle bir ilim işidir. Mesela, kulağın yaratılmasında; önce bu organın yapımı bilinecek, onunla ruhun işitme sıfatı arasındaki ince ilgi bilinecek, havanın işitme hadisesindeki mühim rolü bilinecek, insanın neleri ne kadar işitmesi gerektiği bilinecek, bütün bunları takiben ilahi kudret insanda kulak yaratacak ve onda işitme kanununu icra edecektir.

Hattatlık bir sanattır, o sanatın icra edilmesinde kullanılan vesileler kalem ve mürekkeptir. Güzel bir hattı, bir hattatın yazdığı, bunu yaparken kalemi kullandığı ve mürekkebi istimal ettiği kabul edilmediği taktirde, ondaki sanatın bu vasıtalara ve sebeplere verilmesi gerekir. Yahut mürekkebin tabiatında yazı olmak var, onun için yazı oldu denilmeye mecbur kalınır.

Keza, mimarlık da bir sanattır ve bu sanat taşlarla inşa edilen bir sanat eserinde kendini gösterir. Mimar kabul edilmediği taktirde, bu sanatı taşlara isnat etmek, onlara mimar demek gerekecektir yahut taşların tabiatında bina olmak vardı, onun için bu hâli aldılar denilecektir.

Duvarda asılı güzel bir resim, bir ressama verilmediği taktirde, o renklerin, şekillerin onlarla işlenen sanatın duvardaki boyaya isnat edilmesi yahut o resmin duvarın tabiatında olduğunun kabul edilmesi gerekecektir.

İşte bir bahçedeki farklı çiçekleri, değişik sebzeleri, ayrı meyve ağaçlarını toprağın tabiatıyla izah etmek mümkün değildir. Topraktan, mesela elma ağacının çıkması tabii ise, diğer meyveleri, sebzeleri ve çiçekleri nasıl izah edeceğiz?

Her şeyin tabiatı yani fıtri halleri ve yaratılış şifreleri de (DNA) her şey gibi sonradan var edilmiştir ve mahluktur. Mesela, bir insanın veya hayvanın teşekkülüne vesile olan şifreler ve kaideler vardır ki, onun tabiatını oluşturur. Buradaki kader yazıları kendi kendine olamaz, ancak son derece muazzam bir ilimle izah edilebilir.

Ortada bir sanat varsa, bu sanatın bir de sanatkârı olması gerekiyor ve bu sanat sürekli yenileniyor ise bunu yenileyen birinin olması lazımdır. Bir şeyin yaratılmış olduğunun en büyük delili ve ispatı sanatlı ve sürekli yenileniyor olmasıdır. Zira bir şeyin kendi kendini yoktan yaratması mantıken mümkün olmadığı gibi, kendi kendini yeniliyor olması da mümkün değildir. Yaratma ve yenileme fiilini, ancak varlığı ezelî olan Allah yapabilir.

Dolaysı ile "Tabiat yapıyor, tabiat yaratıyor..." diyenlerin iddiaları batıldır, akıl ve mantığın kabul edeceği bir şey değildir. Her şey mahluktur ve halıkları da Allah’tır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 1.402
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...