"Her zerrenin kâbesidir kalbi, yine kendine" ifadesinde Hasan Feyzi Ağabey ne demek istiyor?
Değerli Kardeşimiz;
"Çünkü bir bak, ne yaprakta, ne toprakta beka var.
Kısa görüp denizleri, damlalara çevirme,
Hakikatte, her damlada gizli birer derya var.
(...)
"Her zerrenin kâbesidir kalbi, yine kendine,
Dikkat eyle, herbirinde yine ancak Hüda var.
Sakın, Feyzi, sen gözünü Hak yüzünden ayırma,
Hakkı gören gerçeklere, hakkı kadar atâ var." (1)
Kâbe; yeryüzünün merkezi ve ilk mabedidir. İnsanın bedeni için maddî kalp ne ifade ediyor ise, yeryüzü için de Kâbe onu ifade ediyor. Aynı şekilde; manevî âlemlerin merkezi, imanın mahalli, esma-i ilahinin tecelligâhı insanın kalbidir.
Maddî kalp ile manevî kalp arasında merkez olma ve ehemmiyet bakımından benzerlikler vardır. Bu yüzden, insanın gönül âlemi kalbe nispet edilmiştir. İnsan sahip olmuş olduğu eşsiz duygu ve cihazlar ile, nasıl kâinatın bir hulasası ise; kalp de insanın bir hulasası gibidir. Öyle ise insanın kalbi kâinatın nokta-yı mihrakiyesi ve merkezi hükmündedir. Bu kalbi tatmin edicisi de; Hüda’dır.
İşte Hasan Feyzi Ağabey bu mısra ile bu inceliğe işaret ediyor.
(1) bk. Tarihçe-i Hayat, Emirdağı Hayatı.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü