"Herkesin istidadına göre -eğer kaybetmezse- orada bir saadeti vardır." Burada "istidat" ile kastedilen mânâ nedir? İstidad ile âhiret saadeti arasındaki alâka nedir? "Eğer kaybetmezse" tâbirinin husûsan ehli imana bakan mânâsını açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan bu dünyaya kabiliyetlerini inkişaf ettirip âhirette yüksek makamlara ulaşmak için gönderiliyor. Allah insanın fıtratına âhirette en yüksek makamlara çıkacak istidat ve kabiliyetler vermiştir. İnsana düşen bu kabiliyetleri iman ve ibadet ile geliştirmek ve âhirette sonsuz bir makam ve derece kazanmaktır.

Meselâ görmek bir istidattır, insan bu istidadını helal dairede Allah’ın sanatlarını tefekkür eden bir müfettiş gibi kullanırsa, cennette çok büyük bir mükâfat olarak kendisine dönecektir.

Yine akıl bir istidattır, insan bu istidadı tefekkür yolunda sarf edip inkişaf ettirir ise, bu cennette insana görülmemiş ve duyulmamış bir makamı kazandıracaktır.

Bu iki misalde olduğu gibi, insan fıtratına Allah tarafından tevdi edilen sayısız istidat ve kabiliyetleri yine Allah’ın bildirdiği iman ve ibadetler ile inkişaf ettirip terbiye ederse, bunlar insana cennette nihayeti olmayan bir makamı ve dereceyi kazandıracaktır.

Ehl-i iman, kader tarafından fıtratına tevdi edilen kabiliyet ve istidatlarını günah ve gaflet sebebi ile inkişaf ettirmeyip heba ederse, bu da bir cihetle ebedî bir kayıp, ebedî bir zarardır.

Dünya hayatında kabiliyetlerini yeterince inkişaf ettiremeyen bir mü’min ile ibadet ve takva ile kabiliyetlerini harika bir şekilde inkişaf ettiren mü’min arasında, cennette ebedî bir mevki ve makam farklı olacaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...